Tom inanılmaz şekilde.
- Tom is in incredible shape.
O, inanılmaz bir hikaye.
- That's an incredible story.
Tom harika bir iş yaptı.
- Tom did a fabulous job.
Onun kesinlikle harika olduğunu düşünüyorum.
- I think that's absolutely fabulous.
Tek boynuzlu at efsanevi bir yaratıktır.
- The unicorn is a fabulous monster.
Harika bir iş yaptın.
- You did an incredible job.
Sen gerçekten olağanüstüsün.
- You're really incredible.
Olağanüstü bir yerdi.
- It was an incredible place.
... And it's incredible. ...
... the incredible properties of electricity. ...