ikilik

listen to the pronunciation of ikilik
Türkisch - Englisch
dualism
disunion
(Muzik) half-note
(Muzik) a half
(Bilgisayar) binary

There are 10 types of people in the world: those who understand binary, and those who don't. - Dünya üzerinde 10 çeşit insan vardır: ikilik sistemi anlayanlar ve anlamayanlar.

difference
dichotomy
(Bilgisayar) bin

There are 10 types of people in the world: those who understand binary, and those who don't. - Dünya üzerinde 10 çeşit insan vardır: ikilik sistemi anlayanlar ve anlamayanlar.

duality; discord, disunion, difference; half-note
twofold division of opinion
(something) which can hold two measures or things
twofold division, duality
DUALITY

Only in love are unity and duality not in conflict. - Birlik ve ikilik yalnızca aşkta çatışma içinde değildir.

mus. half note
iki
two

I bought two dozen pencils. - İki düzine kalem satın aldım.

I am married and have two children. - Evliyim ve iki çocuğum var.

ikilik sayı sistemi
(Askeri,Matematik) binary system
ikilik nota
(Muzik) semibrevis
ikilik prensibine ait
dualistic
ikilik sus
(Muzik) minim rest
ikilik özelliği
dichotomy
iki
brace

The orthodontist told him he'd need braces for at least two years. - Ortodontist ona en az iki yıl süreyle pantolon askısına ihtiyacı olacağını söyledi.

iki
twain

Your words split my heart in twain. - Sözleriniz kalbimi ikiye böldü.

iki
bi
iki
number 2

The number 2015 is represented as 11111011111 in binary. - 2015 numarası ikili olarak 11111011111 olarak gösterilir.

iki
{s} dual

Only in love are unity and duality not in conflict. - Birlik ve ikilik yalnızca aşkta çatışma içinde değildir.

iki
{i} couple

I left him a couple messages. - Ona iki mesaj bıraktım.

I spent a couple of months in Boston. - Boston'da iki ay geçirdim.

iki
(Tıp) dipole
iki
bi-
iki
duo-
iki
eucre
iki
either

If two past lovers can remain friends, it's either because they are still in love, or they never were. - İki eski âşık arkadaş kalabiliyorsa, ya onlar hâlâ aşıktır ya da hiç olmadılar.

Either way will lead you to the station. - Her iki yol da seni istasyona götürecektir.

iki
a couple of

Tom sings at this bar a couple of times a week. - Tom bu barda haftada iki kez şarkı söyler.

He's only a couple of years older than me. - O benden yalnızca iki yaş büyük.

iki
deux
otuz ikilik
(Muzik) demisemi-quaver
otuz ikilik süre
(Muzik) a thirtysecond
iki
dyad
iki
both

Both of my parents were brought up in the country. - Ebeveynlerimin her ikisi de ülkede yetiştirildiler.

Both of the brothers are dead. - Kardeşlerin ikisi de öldü.

iki
di-
iki
the two

The two children pulled at the rope until it broke. - İki çocuk kopartıncaya kadar ipi çektiler.

Tell me which of the two cameras is the better one. - İki kameradan hangisinin daha iyi olduğunu bana söyle.

İki
you two
görevsel ikilik
(Hukuk) functional duality
iki
two, double
iki
amphi
iki
ambi

Tom and Mary are both really ambitious, aren't they? - Tom ve Mary'nin ikisi de gerçekten hırslı, değil mi?

Half of his class can write with both hands; they're ambidextrous. - Sınıfının yarısı iki eliyle de yazabilir; onlar çok yönlüdür.

iki
di
iki
double

His revenue doubled after retirement. - Onun geliri, emekli olduktan sonra iki katına çıktı.

They need to eat double that amount. - O miktarın iki katını yemeliler.

iki
twi
iki
duo

Tom and Mary are a musical duo. - Tom ve Mary müzikal bir ikilidir.

iki
euchre
iki
twospot
iki
dyad; two
otuz ikilik not
demisemiquaver
Englisch - Englisch

Definition von ikilik im Englisch Englisch wörterbuch

iki
Breath The physical act of respiration Also will power
iki
KA იბი [igi]
iki
Russian for `Space Research Institute' of the (`Russian Academy of Sciences'' -- RAS)
iki
Breath Iki refers more to the physical act of respiration, while kokyu signifies the deeper cosmological aspects of breathing
ikilik
Favoriten