ihtiyat

listen to the pronunciation of ihtiyat
Türkisch - Englisch
{i} caution
{i} reserve
(Hukuk) precaution

I would have to take precautionary steps to keep him out. - Onu içeriye sokmamak için, ihtiyati tedbirler almak zorunda kaldım.

Precautionary measures were unnecessary. - İhtiyati önlemler gereksizdi.

cautiousness
Providence
caution, cautiousness; wariness; circumspection; discretion; prudence
discretion
wariness
spare, reserve, put aside for future use
reserve service
spare
(Askeriye) reserve, reserve force, reserves
(a) spare, (a) reserve
deliberation
backlog
caution, prudence, precaution; reserve
vigilance
prudence
(a) precaution, precautionary measure
(Ticaret) surplus
care
(Ticaret) request
(Askeri) reservist
conservative
circumspection
substitute
emergency reserve
heedful
prudent

It was a prudent move. - Bu ihtiyatlı bir hareketti.

sparing
discreet

Tom told me that he thought Mary would be discreet. - Tom bana Mary'nin ihtiyatlı olacağını düşündüğünü söyledi.

His mother discreetly kept an eye on the boy. - Annesi çocuğu ihtiyatlı biçimde gözledi.

ihtiyat akçesi
Reserve fund, margin, rest
ihtiyat akçası
reserve fund yedek akça
ihtiyat akçesi
reserves
ihtiyat akçesi
rest
ihtiyat akçesi
fin . reserve
ihtiyat akçesi
reserve fund
ihtiyat akçesi
margin
ihtiyat birliği tanıtma numarası
(Askeri) Reserve unit identification number
ihtiyat fonu
contingency fund
ihtiyat kargo yükleme ve boşaltma taburu
(Askeri) reserve cargo handling battalion
ihtiyat kaydı ile
with reservation
ihtiyat kaydıyla
with reservation
ihtiyat kaydıyla
with a grain of salt
ihtiyat kuvvetleri
reserve forces
ihtiyat parası
spare money
ihtiyat payı
1. safety margin. 2. com. cover (sum of money)
ihtiyat payı
tolerance
ihtiyat çözeltisi
stock solution
İhtiyat Unsuru ortak personel veri sistemi
(Askeri) Reserve Component common personnel data system
İhtiyat birliklerinin seferber edilmesi için Savunma Bakanı Tarafından Askeri De
(Askeri) effective time of announcement by the Secretary of Defense to the Military Departments of a decision to mobilize Reserve units
İhtiyat İşleri Başkanı Yardımcısı
(Askeri) dual capability servo control unit - çift yetenekli servo kontrol birimi DC/S for RA Deputy Chief of Staff for Reserve Affairs
acil ihtiyat
emergency reserve
Başkanın seçilen ihtiyat unsurlarının çağrılmasını onayladığı gün
(Askeri) day the President authorizes selective reserve call-up
Başkanın İhtiyat Talep Yetkisi
(Askeri) Presidential Reserve Callup Authority
Birleşik Devletler Deniz Piyade İhtiyat Birlikleri
(Askeri) United States Marine Corps Reserve
Birleşik Devletler Deniz İhtiyat Kuvveti
(Askeri) United States Navy Reserve
Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri İhtiyat Kuvveti
(Askeri) United States Air Force Reserve
Birleşik Devletler Kara Kuvvetleri İhtiyat Personel Merkezi
(Askeri) United States Army Reserve Personnel Center
Deniz Nakliye Hazırlık Programı; deniz nakliye ihtiyat programı; deniz kurtarma
(Askeri) Sealift Readiness Program; sealift reserve program; seaward recovery point; Single Integrated Operational Plan (SIOP) reconnaissance plan
Deniz İhtiyat Kuvveti Komutanı
(Askeri) Commander, Naval Reserve Forces
Deniz İhtiyat kargo işleme eğitim taburu
(Askeri) Naval Reserve cargo handling training battalion
Deniz İhtiyat kargo işleme kuvveti
(Askeri) Naval Reserve cargo handling force
Deniz İhtiyat kargo işleme taburu
(Askeri) Naval Reserve cargo handling battalion
Hava Kuvvetleri İhtiyat Kuvveti Komutanlığı; Hava Kuvvetleri Eğlence ve Dinlenme
(Askeri) Air Force Reserve Command; Armed Forces Recreation Center
Hava Kuvvetleri İhtiyat Kuvveti; ağ raporlaması için frekans tahsisi
(Askeri) Air Force Reserve; assign frequency for network reporting
Milli Savunma İhtiyat Filosu
(Askeri) National Defense Reserve Fleet
Müşekkel İhtiyat Teşkilatı Başkanı
(Askeri) Chief of the Army Reserve
Savunma Bakanı Yardımcısı (İhtiyat İşleri)
(Askeri) (RA) Assistant Secretary of Defense (Reserve Affairs)
Seçilmiş Deniz Piyadeleri İhtiyat Unsurları
(Askeri) Selected Marine Corps Reserve
alay ihtiyat hattı
(Askeri) regimental reserve line
alış saati; bölge koordinatörü; İhtiyat Unsuru; nehir akıntısı
(Askeri) receive clock; regional coordinator; Reserve Component;river current
cari ihtiyat
(Ticaret) current fund
güvenlik İhtiyat kuvveti
(Askeri) secure Reserve force
harbe hazırlıklı yedek onarım takımı; harp ihtiyat yedek onarım takımı
(Askeri) war readiness spares kit; war reserve spares kit
harp amanı ihtiyat modu
(Askeri) wartime reserve mode
harp ihtiyat malzemesi
(Askeri) war reserve materiel
harp ihtiyat malzemesi stoğu
(Askeri) war reserve materiel stock
harp ihtiyat stoğu
(Askeri) war reserve stock
hava ihtiyat teknisyeni
(Askeri) air reserve technician
ikinci derecede hazır ihtiyat
(Askeri) standby reserve
iskonto için ihtiyat
(Ticaret) reserve for discounts
muhtelif ihtiyat
(Ticaret) mixed reserve
ordu kadın ihtiyat sınıfı
(Askeri) women's army corps reserve
organize ihtiyat birlikleri
(Askeri) organized reserve corps units
organize ihtiyat teşkilatı
(Askeri) organized reserve corps
seçilmiş ihtiyat unsuru
(Askeri) Selected Reserve
sınıf ihtiyat koordinasyon merkezi
(Askeri) service reserve coordination center
taktik hava talebi; İhtiyat Kuvvetin Eğitimi ve Yönetimi
(Askeri) tactical air request; Training and Administration of the Reserve
teknik ihtiyat
(Ticaret) technical reserve fund
teknik ihtiyat
(Ticaret) technical request
telsiz frekansı; ihtiyat kuvveti; cevap kuvveti
(Askeri) radio frequency; reserve force; response force
çevik mukabele kuvveti; Hazır İhtiyat Filosu; Hazır İhtiyat Kuvveti
(Askeri) rapid reaction force; Ready Reserve Fleet; Ready Reserve Force
Türkisch - Türkisch
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma: "İhtiyatla, yan duvara tutunarak son basamağa vardığını yukarıdan gördüm."- R. H. Karay
Savaş sırasında harekâtın gelişmesine etkide bulunmak için her an savaşa girebilecek biçimde hazır bulundurulan birliklere verilen ad
(Osmanlı Dönemi) tedbirlilik, yedek
Gereğinden fazla olup saklanan, yedek
Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma
Gereğinden fazla olup saklanan şey, yedek: "Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim."- R. N. Güntekin
İHTİYAT
(Osmanlı Dönemi) Sakınmak. İşleri iyi düşünmek. Tedbirlilik. İşlerde basiret üzere bulunmak. Yedek
İHTİYAT
(Hukuk) Yedek, ilerisini görerek davranma, tedbirli bulunma; sakınma
ihtiyat akçesi
Yedek akçe
ihtiyat akçesi
(Osmanlı Dönemi) ilerde meydana gelebilecek sıkıntılı durumlarda kullanılmak üzere biriktirilen ve saklanan para
İHTİYAT HAZİNESİ
(Osmanlı Dönemi) Tar: Savaş ve diğer fevkalâde masraflara karşılık olmak üzere sarayda biriktirilen paralar. Gelirleri havass-ı hümayun hâsılatı, ganimetlerin beşte biri ve başka hükümdarlardan gelen hediyelerdi. Buna "iç hazine" veya "enderun hazinesi" de denilirdi
ihtiyat
Favoriten