grenzlinien

listen to the pronunciation of grenzlinien
Englisch - Türkisch

Definition von grenzlinien im Englisch Türkisch wörterbuch

boundaries
sınırlar

Sizin sınırlar beni tutmaz. - Your boundaries don't confine me.

Pilot bulutların üstünde sınırları olmayan bir özgürlük hissetti. - Above the clouds, the pilot felt a freedom without boundaries.

lines
(Bahis) bahisçilere sunulan oranlar
lines
(Otomotiv) borular
lines
(Bilgisayar) satır sayısı
lines
ana hatlar
lines
(Tiyatro) rol
lines
replik

Repliklerini öğrendin mi? - Have you learned your lines?

lines
çizgiler

Kağıt üzerinde bazı dikey çizgiler çizdi. - He drew some vertical lines on the paper.

O, düz çizgiler çizer. - He draws straight lines.

boundaries
hudut
Deutsch - Englisch
boundaries
demarcations
demarcation lines
limit lines
lines
borderlines