genişleme

listen to the pronunciation of genişleme
Türkisch - Englisch
enlargement
expansion

The expansion of the universe is speeding up. - Evrenin genişlemesi hızlanıyor.

spread
(Hukuk) enlargement, extension, expansion
dilatation, dilation, becoming dilated
stretch
becoming spacious, extension, expansion
expansiveness
becoming wide
dilation
widening, broadening, spreading out
dilatation
broadening; expansion
evolvement
(Dilbilim) opening
(Argo) beef up
distension
elongation
swelling
development
{i} broadening
{i} expanding
(Anatomi) dilatatio
expansive
extension
genişlemek
expand
genişlemek
enlarge
genişleme oranı
ratio of expansion
genişleme politikası
expansionism
genişleme süreci
(Hukuk) enlargement process
genişleme zamanı
expansion stroke
genişlemek
extend
genişlemek
develop
genişlemek
broaden
genişlemek
become wide
genişlemek
(deyim) expand into
genişlemek
swell
genişlemek
ease up
genişle
become wide
genişle
{f} expanding

The workers are expanding the road. - İşçiler yolu genişletiyor.

genişle
expand

The workers are expanding the road. - İşçiler yolu genişletiyor.

The business has expanded by 50% this year. - İş bu yıl % 50 oranında genişlemiştir.

genişle
{f} broadening
genişlemek
widen
genişlemek
spread out
genişlemek
branch out
avrupa birliği genişleme süreci
EU enlargement process
bollaşıp genişleme
plenty of expansion of com-
beklenen parasal genişleme
(Ticaret) anticipated monetary expansion
birden genişleme
sudden expansion
dikey genişleme
(Ticaret) vertical expansion
genişlemek
to dilate, become dilated
genişlemek
yawn
genişlemek
splay
genişlemek
to become spacious, extend, become vast, expand
genişlemek
sprawl
genişlemek
(giysi) flare
genişlemek
to widen, to broaden, to enlarge, to dilate; to expand, to extend; to ease up
genişlemek
dilate
genişlemek
to widen, broaden, spread out
hastane cerrahi genişleme paketi (USAF)
(Askeri) hospital surgical expansion package (USAF)
sonlu genişleme cismi
(Matematik) finite extension field
sonsuz genişleme cismi
(Matematik) infinite extension field
tedrici genişleme
gradual expansion
terminal genişleme basıncı
terminal expansion pressure
Türkisch - Türkisch
Genişlemek işi
ektazi
Genişlemek
büyümek
Genişlemek
(Osmanlı Dönemi) TEMAÎ
Genişlemek
genelmek
Genişlemek
(Osmanlı Dönemi) TEBARÜK
genişlemek
Geniş duruma gelmek, büyümek
genişlemek
Yaygın duruma gelmek
genişlemek
Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak: "Ahali dar parmaklıklardan kurtulur kurtulmaz, yelpaze gibi açılıp genişleyerek dağılıyorlardı."- P. Safa
genişlemek
Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak
genişleme
Favoriten