gelişen

listen to the pronunciation of gelişen
Türkisch - Englisch
developing

Newton was instrumental in developing techniques to prevent counterfeiting of the English money. - Newton İngiliz parası taklitçiliğini önlemek için gelişen tekniklerde etkiliydi.

growing
thriving
booming
crescent
rising
progressive
emergent
{i} advancing
mend
blooming
budding
geliş
coming

I'm looking forward to your coming to Japan. - Japonya'ya gelişini dört gözle bekliyorum.

We are all looking forward to your coming. - Gelişinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.

geliş
arrival

Possibly, the accident will delay his arrival. - Kaza onun gelişini muhtemelen geciktirecek.

Keiko informed him of her safe arrival. - Keiko onun güvenli bir şekilde gelişini ona bildirdi.

gelişen ülke
developing country
geç gelişen
late developer
geliş
arrivals
geliş
incidence
zor gelişen
(Gıda) fastidious
geliş
build up

I want to build up my vocabulary. - Kelime haznemi geliştirmek istiyorum.

Reading helps you build up your vocabulary. - Okumak kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardım eder.

geliş
{f} flourish

The fine arts flourished in Italy in the 15th century. - Güzel sanatlar on beşinci yüzyılda İtalya'da gelişti.

After First Contact, the material and spiritual development of humanity flourished. - İlk temastan sonra, insanlığın maddesel ve ruhsal gelişimi ilerledi.

geliş
{f} prospering
geliş
{f} brew
geliş
grew
geliş
advent

The story revolves around a mysterious adventure. - Hikaye gizemli bir macera etrafında gelişiyor.

The advent of the euro is the beacon for the new millennium. - Euronun gelişi yeni binyılın işaretidir.

geliş
prosper
geliş
arrest
geliş
{f} growing

Trade between the two countries has been steadily growing. - İki ülke arasındaki ticaret sürekli gelişiyor.

geliş
comings
geliş
build#up
islamiyetten sonra gelişen farsça
Islam, which developed after the Persian
birden gelişen
fulminating
birden gelişen
fulminant
geliş
forthcoming
geliş
med. presentation (at birth)
geliş
incoming
geliş
coming, arriving, arrival; advent
geliş
coming, advent, arrival
Türkisch - Türkisch

Definition von gelişen im Türkisch Türkisch wörterbuch

geliş
Gelme işi veya biçimi: "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim."- Ruhsatî
geliş
Gelme işi veya biçimi
gelişen
Favoriten