gali̇ba

listen to the pronunciation of gali̇ba
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Tahminen. Çok zaman. Her halde. Galiben, ekseriyetle
galiba
Görünüşe göre, sanılır ki, anlaşılan: "Benim adımı işitince şöyle bir durdu, galiba beni tanımış olacak."- M. Ş. Esendal
galiba
Görünüşe göre, sanılır ki, anlaşılan
Galiba
yalım
Türkisch - Englisch

Definition von gali̇ba im Türkisch Englisch wörterbuch

galiba
probably

I should probably lose a little weight. - Galiba biraz kilo vermeliyim.

You probably don't understand a word I'm saying today. - Galiba sen bugün söylediğim bir sözü anlamıyorsun.

galiba
presumably
galiba
daresay
galiba
apparent
galiba
probably, likely; I think (so), I daresay; presumably, apparently, seemingly
galiba
apparently
galiba
it seems as if
galiba
probable
galiba
i think so
galiba
i think

I think they have been married for five years. - Galiba beş senedir evliler.

I think Tom said that. - Galiba bunu Tom söyledi.

galiba
likely

We're likely to continue reading this book up to the end of the year. - Galiba bu kitabı okumaya sene sonuna kadar devam edeceğiz.

galiba
presumedly
galiba
1. It looks like .../It seems .../It would seem that ...: Galiba kar yağacak. It looks like it's going to rain
galiba
methinks
galiba
I daresay
galiba
presume
Galiba
guess

I guess everybody thinks that I'm in love with Mary. - Galiba herkes Mary'ye aşık olduğumu düşünüyor.

I guess I'd better be going. - Galiba gitsem iyi olur.

galiba
seem

We seem to be confused. - Galiba karıştırıyoruz.

He seemed to read at random. - Galiba gelişi güzel okumuş.

saat başı galiba! Why is everybody so quiet?
(said jocularly when there is a general lull in the conversation)
gali̇ba
Favoriten