görünüşteki

listen to the pronunciation of görünüşteki
Türkisch - Englisch
seeming
would-be
apparent
surface
{i} would be
görünüşteki zafer
Pyrrhic victory
görün
appear

I find her appearance attractive. - Onun görünümünü çekici bulurum.

The story appears to be true. - Hikâye doğru görünüyor.

görün
seem

It seems to me that you are wrong. - Bana öyle görünüyor ki sen hatalısın.

It seems interesting to me. - O bana ilginç görünüyor.

görün
{f} seeming

The world is a place of seemingly infinite complexity. - Dünya görünüşte sonsuz karmaşanın olduğu bir yer.

Seemingly impossible things sometimes happen. - Görünüşte imkansız şeyler bazen olur.

görün
seem to be

He does not seem to be very tired. - O, çok yorgun görünmüyor.

Writers such as novelists and poets don't seem to benefit much from the advance of science. - Romancılar ve şairler gibi yazarlar bilimin avantajından çok fazla yararlanıyor gibi görünmüyorlar.

görün
{f} emerging
görün
loom
görünüşteki
Favoriten