İş henüz bitmiş değil.
- The work is not finished yet.
İşini yarım bitmiş bırakma.
- Don't leave your work half finished.
Onlar seksen millik yolculuğu tamamladılar.
- They finished eighty miles' journey.
Ben yemeği tamamen bitirmedim.
- I haven't quite finished eating.
İşim zaten 15 Ocak'ta tamamlandı.
- My work was already finished on January 15th.
Programa göre proje tamamlandı.
- They finished the project on schedule.
Resim onun tarafından zaten bitirilmişti.
- The picture has already been finished by him.
İş yarım saatten az bir sürede tamamlandı.
- The work was completed in under half an hour.
Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.
- After months of negotiations, the peace treaty was completed.
Raporu yazmayı bitirdim.
- I've finished typing the report.
Ağabeyim çok hızlı bir şekilde ev ödevini bitirdi.
- My elder brother finished his homework very quickly.
Üniversite sürecini rahatlıkla tamamladım.
- I completed the university course comfortably.
Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı.
- After months of negotiations, the peace treaty was completed.
Hazırlanmayı henüz bitirdin mi?
- Have you finished packing yet?
Neredeyse hazır mısın?
- Are you almost finished?