fertiggekriegt

listen to the pronunciation of fertiggekriegt
Englisch - Türkisch

Definition von fertiggekriegt im Englisch Türkisch wörterbuch

finished
bitmiş

İş henüz bitmiş değil. - The work is not finished yet.

İşini yarım bitmiş bırakma. - Don't leave your work half finished.

finished
{s} tamam

Onlar seksen millik yolculuğu tamamladılar. - They finished eighty miles' journey.

Ben yemeği tamamen bitirmedim. - I haven't quite finished eating.

completed
(Bilgisayar) tamamlanma sayısı
completed
tamamlanan
finished
(Bilgisayar) bitenler
finished
taşlanmış
finished
(Bilgisayar) tamamlandı

İşim zaten 15 Ocak'ta tamamlandı. - My work was already finished on January 15th.

Programa göre proje tamamlandı. - They finished the project on schedule.

finished
bitik
finished
bitirilmiş

Resim onun tarafından zaten bitirilmişti. - The picture has already been finished by him.

finished
tükenmiş
completed
tamamlandı

İş yarım saatten az bir sürede tamamlandı. - The work was completed in under half an hour.

Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı. - After months of negotiations, the peace treaty was completed.

completed
tamamla(mak)
finished
bitir

Raporu yazmayı bitirdim. - I've finished typing the report.

Ağabeyim çok hızlı bir şekilde ev ödevini bitirdi. - My elder brother finished his homework very quickly.

completed
tamamla

Üniversite sürecini rahatlıkla tamamladım. - I completed the university course comfortably.

Aylar süren müzakerelerin ardından, barış antlaşması tamamlandı. - After months of negotiations, the peace treaty was completed.

completed
tarihinde tamamlandı
finished
{s} işlenmiş
finished
(sıfat) bitmiş, cilalı, sona ermiş, tamam, tamamlanmış, hazır, işlenmiş, tükenmiş, mükemmel
finished
{s} cilalı
finished
{s} hazır

Hazırlanmayı henüz bitirdin mi? - Have you finished packing yet?

Neredeyse hazır mısın? - Are you almost finished?

Deutsch - Englisch
completed
finished
got done