fertiggekriegt

listen to the pronunciation of fertiggekriegt
Englisch - Türkisch

Definition von fertiggekriegt im Englisch Türkisch wörterbuch

finished
bitmiş

İş henüz bitmiş değil. - The work is not finished yet.

Raporunuz toplantı için zamanında bitmiş olacak mı? - Will your report be finished in time for the meeting?

finished
{s} tamam

Onlar seksen millik yolculuğu tamamladılar. - They finished eighty miles' journey.

Ben yemeği tamamen bitirmedim. - I haven't quite finished eating.

completed
(Bilgisayar) tamamlanma sayısı
completed
tamamlanan
finished
(Bilgisayar) bitenler
finished
taşlanmış
finished
(Bilgisayar) tamamlandı

İşim zaten 15 Ocak'ta tamamlandı. - My work was already finished on January 15th.

Araştırma tamamlandı mı? - The research is finished?

finished
bitik
finished
bitirilmiş

Resim onun tarafından zaten bitirilmişti. - The picture has already been finished by him.

finished
tükenmiş
completed
tamamlandı

Çalışma neredeyse tamamlandı. - The work has been almost completed.

Dan Brown 1998 yılında Dijital Kaleyi yayınlandı. O, beş yıl sonra başka bir best seller Da Vinci Şifresini tamamlandı. - In 1998, Dan Brown released Digital Fortress. Five years later he completed another best seller, The Da Vinci Code.

completed
tamamla(mak)
finished
bitir

Ağabeyim çok hızlı bir şekilde ev ödevini bitirdi. - My elder brother finished his homework very quickly.

İşimi bitirdikten sonra bürodan ayrıldım. - Having finished my work, I left the office.

completed
tamamla

Hepsi bununla tamamlandı. - All is completed with this.

Üniversite sürecini rahatlıkla tamamladım. - I completed the university course comfortably.

completed
tarihinde tamamlandı
finished
{s} işlenmiş
finished
(sıfat) bitmiş, cilalı, sona ermiş, tamam, tamamlanmış, hazır, işlenmiş, tükenmiş, mükemmel
finished
{s} cilalı
finished
{s} hazır

Neredeyse hazır mısın? - Are you almost finished?

Hazırlanmayı henüz bitirdin mi? - Have you finished packing yet?

Deutsch - Englisch
completed
finished
got done