en çok

listen to the pronunciation of en çok
Türkisch - Englisch
{s} most

Where was I when I needed myself most? - Kendime en çok ihtiyacım olduğunda neredeydim?

Windows is the most used operating system in the world. - Dünyada en çok kullanılan işletim sistemi Windows'tur.

maximum
chiefly

This book is chiefly concerned with the effects of secondhand smoking. - Bu kitap en çok pasif içiciliğin etkileriyle ilgilenmektedir.

most, at (the) most
mainly
full
(Bilgisayar) allow
primarily
record
(Bilgisayar) more
at most

She is eighteen at most. - O en çok on sekizdir.

Tom has $300 at most. - Tom'un en çok 300 doları var.

at the most

This watch costs ten dollars at the most. - Bu saat en çok on dolar tutar.

It'll take us three, maybe four weeks at the most. - En çok üç, belki dört haftamızı alacak.

best

Which of the composers do you like best? - Bestecilerden hangisini en çok seviyorsun?

Take the one you like best, whichever it is. - En çok sevdiğin birini al, hangisi olursa olsun.

en so
veriest
{s} furthest
prevailing
{s} outside
chief

This book is chiefly concerned with the effects of secondhand smoking. - Bu kitap en çok pasif içiciliğin etkileriyle ilgilenmektedir.

mostly
most#beautiful
en çok
Favoriten