doğrulmak

listen to the pronunciation of doğrulmak
Türkisch - Englisch
straighten up
(uçak) flatten out
straight oneself up
to direct oneself (towards)
to straighten out; to be straightened; to become erect; to sit up, to rise; to direct one's steps to
straighten
get on
(Konuşma Dili) to be earned
to be righted; to be put right
to straighten out; to be straightened; to become erect
rise
sit up
straighten out
(Dilbilim) get up
arise
doğrul
straighten up
pikeden sonra doğrulmak
(uçak) flatten out
Türkisch - Türkisch
Yönelmek: "Çocuk hızlı, paytak adımlarla parkın kapısına doğruldu."- S. F. Abasıyanık
Oturan veya yatan bir kimse toparlanmak, dik bir duruma gelmek: "Uzandığım yerden hafifçe doğrularak onları çizmeye başlıyorum."- R. N. Güntekin
Eğik veya eğri bir şey, düz bir duruma gelmek
Toparlanmak, dik bir duruma gelmek
Para sağlanmak, kazanılmak
Yönelmek
Sağlanmak, kazanılmak
Yeniden güçlenmek, kalkınmak
yola doğrulmak
Yola koyulmak
Doğrulma
(Osmanlı Dönemi) İSTİDAD
doğrulma
Doğrulmak işi
doğrulmak
Favoriten