dikkat et

listen to the pronunciation of dikkat et
Türkisch - Englisch
{f} notice

It's my fault that the cake was burned. I was talking on the phone and didn't notice the time. - Kekin yanması benim hatamdır. Telefonda konuşuyordum ve zamana dikkat etmedim.

Tom noticed that not all the kids were paying attention. - Tom bütün çocukların dikkat etmediğini fark etti.

watch out

Tom made a list of potential problems that we should watch out for. - Tom dikkat etmemiz gereken potansiyel sorunların bir listesini yaptı.

Watch out! There's a big hole there. - Dikkat et! Orada büyük bir çukur var.

{f} note

You need to take note of this! - Buna dikkat etmelisin!

Please take note of that. - Lütfen ona dikkat et.

look sharp
{f} heed

They gave no heed to the warning. - Uyarıya dikkat etmediler.

Take heed of her advice. - Onun tavsiyesine dikkat et.

nota bene
nix
{k} (deyim) watch it
take care!
watch it!
look out!
look sharp!
be careful!
Watch it!, Look out!
{k} Get on the stick
dikkat et
Favoriten