devrim

listen to the pronunciation of devrim
Türkisch - Englisch
(isim) Revolution

After the revolution, France became a republic. - Devrimden sonra, Fransa bir cumhuriyet oldu.

The revolution brought in a new era. - Devrim yeni bir çağ getirdi.

revolution; reform
revolutionary

That's a truly revolutionary idea. - Bu gerçekten devrimci bir fikir.

These are steps of a revolutionary nature. - Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.

upheaval
reformation
reform
revolutionising
devrim yapmak
revolutionise
devrim yaratmak
revolutionize
devrim yaratmak
revolutionise
devrim hükümeti
(Politika, Siyaset) insurgent government
devrim yapmak
to revolutionize
devrim yapmak
reform
devrim yapmak
revolutionize
devrim yaratmak
to revolutionize
devrim yaşamak
see a revolution
bilimsel devrim
scientific revolution
cinsel devrim
sexual revolution
devrimler
revolutions

Revolutions that don't succeed are soon forgotten. - Başarılı olmayan devrimler kısa sürede unutulur.

Many revolutions have aimed to abolish the aristocracy. - Birçok devrimler, aristokrasiyi kaldırmayı amaçladı.

sosyal devrim
social revolution
sürekli devrim
permanent revolution
devrimler
breakthroughs
milli demokratik devrim
National democratic revolution
dinsel devrim
reformation
karşı devrim
counterrevolution
rusya'da devrim öncesi aydınlar sınıfı
intelligentsia
rusya'da devrim öncesi aydınlar sınıfı
intelligentzia
teknolojik devrim
technological revolution
Türkisch - Türkisch
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. İnkılap. İhtilal. Çevrilme, katlanma, bükülme
Çevrilme, katlanma, bükülme
İnkılâp
İhtilâl
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik
karşı devrim
Bir devrimi yıkmayı ve onun ürünlerini ortadan kaldırmayı hedefleyen hareket
nejat devrim
Soyut dışa vurumcu yapıtlarıyla tanınan, 1923-1995 yılları arasında yaşayan ressamımız
devrim
Favoriten