deneyimli

listen to the pronunciation of deneyimli
Türkisch - Englisch
experienced

He is young, but experienced. - O genç ama deneyimli.

A more experienced lawyer would have dealt with the case in a different way. - Daha deneyimli bir avukat, dava ile farklı bir şekilde ilgilenirdi.

wise

The old man is wise and knows many things about life. - Yaşlı adam hayat hakkında birçok konuda deneyimli ve bilgili.

experienced, practiced
old

The old man is wise and knows many things about life. - Yaşlı adam hayat hakkında birçok konuda deneyimli ve bilgili.

She is old and experienced. - O yaşlı ve deneyimli.

practiced
practical
(Konuşma Dili) have been around
conversant
practised
versed

He is well versed in foreign affairs. - O dışişlerinde iyi deneyimlidir.

That politician is well versed in internal and external conditions. - O politikacı iç ve dış koşullarda deneyimlidir.

skilled
hands on
veteran
seasoned

Tom isn't a seasoned performer. - Tom deneyimli bir oyuncu değildir.

My brother is a seasoned sailor. - Erkek kardeşim deneyimli bir denizcidir.

deneyim
experience

According to my experience, it takes one year to master French grammar. - Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.

Canada is a good place to go if it's your first experience living abroad. - Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.

deneyimli bir şekilde
experiencedly
deneyimli insan
(Konuşma Dili) under one's belt
deneyimli işçilerin arasına niteliksizleri katma
dilution of labor
deneyimli işçilerin arasına niteliksizleri katmak
dilute labor
deneyimli kadro
experienced staff
deneyimli kimse
vet
deneyimli kimse
old bird
deneyimli kimse
experienced person
deneyimli kimse
wise person
deneyimli kimse
old hand
deneyimli kimse
stager
deneyimli olmak
be experienced
deneyimli politikacı
statesman
deneyimli terapist
experienced therapist
deneyim
(Askeri,Felsefe) experiment

People could have avoided many mistakes by simple experiments. - İnsanlar basit deneyimlerle birçok hatadan kaçınabilirlerdi.

Tom likes experimenting. - Tom deneyimi seviyor.

deneyim
human experimentation
deneyim
tentative
deneyim
experiencing
deneyim
practice
deneyim
experimenting

Tom likes experimenting. - Tom deneyimi seviyor.

seyahat konusunda deneyimli
traveled
deneyim
experimentation
deneyim
1.experience
çok deneyimli kimse
old campaigner
Türkisch - Türkisch
Deneyim kazanmış olan, tecrübeli
deneyim
Tecrübe

Ben bunun en iyi yol olduğunu tecrübe ile öğrendim. - Ben bunun en iyi yol olduğunu deneyimle öğrendim.

deneyimli
Favoriten