bu yüzden

listen to the pronunciation of bu yüzden
Türkisch - Englisch
so
for this reason

It is for this reason that he left school. - O bu yüzden okulu bıraktı.

therefore

He fell ill, and therefore he gave up going abroad. - O hastalandı, ve bu yüzden yurt dışına gitmekten vazgeçti.

History books write that after the Mongol invasion of Baghdad, many books were thrown into the Tigris River and therefore the colour of the river turned blue with the ink of books. - Tarih kitapları Moğolların Bağdat'ı işgalinden sonra birçok kitabın Dicle Nehri'ne atıldığını ve bu yüzden nehrin renginin kitapların mürekkebiyle maviye döndüğünü yazıyor.

that's why

That's why I don't understand. - İşte bu yüzden anlamıyorum.

That's why we're here. - İşte bu yüzden buradayız.

thus

Thus, the ethical issue remains: Should cigarette makers be allowed to target global markets? - Bu yüzden, etik sorun devam ediyor: sigara üreticilerine hedef küresel pazarlara izin verilmeli mi?

He gone, Mary remained thus alone in this sentence. - O gitti, bu yüzden Mary bu cümlede yalnız kaldı.

accordingly

She is an adult, so you should treat her accordingly. - O bir yetişkin, bu yüzden ona ona uygun davranmalısın.

because of this

Uranus tilts over so far on its axis that it rotates on its side. Because of this, its poles are sometimes pointed almost directly at the Sun. - Uranüs, ekseninde çok fazla yana yatar öyle ki yan tarafı etrafında döner. Bu yüzden, kutupları bazen neredeyse direk güneşi işaret eder.

thereby
hence
because of that
(Konuşma Dili) on that account
wherefore
whence
thereof
thence
accordingly, so, therefore, that's why
bu yüzden
Favoriten