Arabanı ödünç alabilir miyim?
- Would you mind if I borrowed your car?
Kitabı ondan ödünç aldı.
- She borrowed the book from him.
İngilizcede, Japoncadan ödünç alınmış bazı kelimeler vardır.
- In English there are some words borrowed from Japanese.
Yabancı dillerden ödünç alınmış pek çok kelimeye sahip.
- It has a great many words borrowed from foreign languages.
Arabanı ödünç alabilir miyim?
- Would you mind if I borrowed your car?
Kitabı ondan ödünç aldı.
- She borrowed the book from him.
Senden elli dolar ödünç almak istiyorum.
- I'd like to borrow fifty dollars from you.
Kimin bisikletini ödünç almak istedin?
- Whose bicycle did you want to borrow?
Araba almak için borç almak zorunda kaldım.
- I had to borrow money to purchase the car.
Senden elli dolar ödünç almak istiyorum.
- I would like to borrow fifty dollars from you.
Senden elli dolar ödünç almak istiyorum.
- I'd like to borrow fifty dollars from you.
Bu sözcük Fransızcadan alıntı yapılmıştır.
- This word was borrowed from French.
Borçlanmaktan nefret ediyorum.
- I hate borrowing money.
Tom'un arabasını ödünç almamalıydın.
- You shouldn't have borrowed Tom's car.
Para almanın bir yolu onu ödünç almaktı.
- One way to get money was to borrow it.
Arabanı ödünç alabilir miyim?
- Could I borrow your car?
Arabanı ödünç alabilir miyim?
- Can I borrow your car?
Borçlanmaktan nefret ediyorum.
- I hate borrowing money.
Arabanı ödünç alabilir miyim?
- Can I borrow your car?
Arabanı ödünç alabilir miyim?
- Could I borrow your car?
This putt has a big left-to right borrow on it.