partiye bendi de götürün.
I can only speak for myself.
- Ben sadece kendim adıma konuşabilirim.
For myself, I would like to take part in the game.
- Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
My opinion is similar to yours.
- Benim görüşüm seninkine benzer.
My dog is almost half the size of yours.
- Benim köpeğim neredeyse boyunuzun yarısı kadar.
Tom is young, rich, spoiled and egocentric.
- Tom, genç, zengin, şımarık ve benmerkezcidir.
My brother-in-law is really egotistical.
- Eniştem gerçekten bencil.
Where do all these moles come from?
- Tüm bu benler nereden geliyor?
She had a mole on her face.
- Onun yüzünde bir ben var.
Don't get me wrong, Tom.
- Beni yanlış anlama, Tom.
Please get me hotel security.
- Lütfen beni otel güvenliğine götürün.
O utanç içinde başını eğdi.
- She bent her head in shame.