atlayış

listen to the pronunciation of atlayış
Türkisch - Englisch
way of jumping
jump, leap, bound, spring
bound
leap
{i} jump
capriccio
atla
{f} skip

Jane skipped the questions she couldn't answer. - Jane cevap veremediği soruları atladı.

Tom was so busy he skipped lunch. - Tom o kadar meşguldü ki öğle yemeğini atladı.

atla
{f} jump

Lech Wałęsa jumped over the shipyard fence in 1980. - Lech Wałęsa 1980'de tersane çitinin üzerinden atladı.

He jumped into the river in defiance of the icy water. - O, buz gibi suyu hiçe sayarak nehre atladı.

atla
omit
atla
{f} bypass

We'll bypass the city centre. - Şehir merkezini atlayacağız.

atla
snap it up
atla
vaulted
atla
vaulting
atlayış
Favoriten