afet

listen to the pronunciation of afet
Türkisch - Englisch
calamity

The state of Rio de Janeiro has declared a state of public calamity. - Rio de Janeiro devleti kamu afet durumu ilan etti.

disaster

Nobody here lives an atheistic life. During disasters and during fortunes everyone relies on God. - Burada kimse Ateist bir yaşam sürmez. Afetler sırasında veya güzel günlerde herkes Tanrı'ya inanır.

Optimists see opportunities in disasters while pessimists find disasters in every opportunity. - Kötümserler her fırsatta felaketler bulurken iyimserler afetlerde fırsatlar görürler.

catastrophe

One can't discount a global natural catastrophe like a meteor strike. - Kimse, meteor düşmesi gibi küresel bir doğal afeti hafife alamaz.

blight
knockout
(isim) Catastrophicly beautiful
tissue damage caused by a disease
bane
calamity, disaster, catastrophe, cataclysm; femme fatale, siren, temptress
(Konuşma Dili) a raving beauty
kayo
cataclysm
(Konuşma Dili) ravishingly beautiful (woman)
calamity, disaster, catastrophe
stunner
a bewitching beauty
(someone) who will lead one to catastrophe
hazard
(Tıp) affection
scourge
destruction
afet bilgi yönetim sistemi
disaster information management system
afet bölgesi
disaster area
afet sonrası dönem
postimpact phase
afet öncesi dönem
preimpact phase
doğal afet
act of God
tabii afet
acts of god
doğal afet
Natural disaster, act of God
doğal afet
Natural disaster
BM afet yönetim timi
(Askeri) United Nations disaster management team
Birleşmiş Milletler (UN) afet idare takımı
(Askeri) disaster management team (UN)
biyolojik afet
(Biyoloji) biological disaster
felaket boyutunda afet
catastrophic disaster
ikincil afet
(Çevre) secondary disaster
kentsel afet
urban disaster
kentsel afet korunma planı
urban disaster prevention plan
tabii afet
natural disaster
tabii afet
act of God
teknolojik afet
technological disaster
çok üzücü afet
(Çevre) disaster of extreme severity
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Belâ. Musibet. Büyük felâket. Dâhiye
(Osmanlı Dönemi) Mc: Son derece güzel
Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk
Kıran
Doğanın sebep olduğu yıkım
Kıran. Çok kötü: "Şöhret gibi servetin de afet olduğunu yeni anlıyordum."- R. N. Güntekin
Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın
Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın: "Gül yüzlü bir afetti ki her busesi lale."- Y. K. Beyatlı
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım
Çok kötü
ölet
doğal afet
Doğal afet, en geniş anlamı ile insanlara zarar veren olaylara denir. Başka bir ifade ile can ve mal kaybına yol açan doğal olaylardır. Afetin ilk özelliği doğal olması, ikincisi can ve mal kaybına neden olması bir diğeri çok kısa zamanda meydana gelmesi ve son olarak da başladıktan sonra insanlar tarafından engellenememesidir. Bazı afetlerin yeryüzünün nerelerinde daha çok olduğu bilinmektedir. Örneğin deprem, heyelan, çığ, sel, don ve kaya düşmesi gibi afetlerin nerelerde daha çok görülebileceği bilinmektedir
Englisch - Türkisch

Definition von afet im Englisch Türkisch wörterbuch

doğal afet
Natural disaster
afet
Favoriten