able to walk in spite of injury or sickness

listen to the pronunciation of able to walk in spite of injury or sickness
Englisch - Türkisch

Definition von able to walk in spite of injury or sickness im Englisch Türkisch wörterbuch

walking
{s} yürüyen

Köpeği ile yürüyen küçük bir çocuk var. - There is a little boy walking with his dog.

Ken ile yürüyen kız May'dir. - The girl walking with Ken is May.

walking
{i} yürüyüş

Yürüyüş egzersizin sağlıklı bir şeklidir. - Walking is a healthy form of exercise.

Yürüyüşe itirazım yok. - I don't mind walking.

walking
{i} yürüme

O yalnız yürümeyi sever. - She likes walking alone.

Okul evimin yürüme mesafesi içerisindedir. - The school is within walking distance of my house.

walking
{f} yürü

O uzun mesafe yürümeye alışkın. - He is used to walking long distances.

Yürümek iyi egzersizdir. - Walking is good exercise.

walking
canlı
walking
ayaklı

Engin bilgi sahibi bir adam o; diğer bir ifadeyle ayaklı sözlük gibi. - He is a man of great knowledge, that is to say, a walking dictionary.

O tabiri caizse ayaklı bir ansiklopedidir. - He's what they call a walking encyclopedia.

able to walk
yürüyebiliyor
walking
walking legs yürüyebilme
walking
walking dictionary her kelimenin anlamını söylemeye hazır olan kimse
walking
{i} gezme, yürüme
walking
canlı sözlük
walking
walking beam makinada kuvvet nakleden ve muntazam rakkas hareketiyle işleyenwalking delegate sendika temsilcisi
walking
{i} yürüyüş (tarzı)
Englisch - Englisch
walking
Able to walk
gressible
Able to walk
ambulant
Able to walk
Ambulatory
able to walk in spite of injury or sickness

    Silbentrennung

    a·ble to walk in spite of in·ju·ry or sick·ness

    Türkische aussprache

    eybıl tı wôk în spayt ıv încıri ır sîknıs

    Aussprache

    /ˈābəl tə ˈwôk ən ˈspīt əv ˈənʤərē ər ˈsəknəs/ /ˈeɪbəl tə ˈwɔːk ɪn ˈspaɪt əv ˈɪnʤɜriː ɜr ˈsɪknəs/
Favoriten