O iki gün önceden vardı.
- He arrived two days previously.
Onun görüşü önyargısızdır.
- His opinion is free from prejudice.
O iki gün önceden vardı.
- He arrived two days previously.
Boynun bir önceki yılda kalınlaştı mı?
- Has your neck thickened during the previous year?
Tom Mary'nin evlilik öncesi anlaşmayı imzalamasını istedi.
- Tom wanted Mary to sign a prenuptial agreement.
Tarih öncesi heykelcilik çok farklı şekillerde yorumlanmış.
- Prehistoric figurines have been interpreted in many different ways.
O iki gün önceden vardı.
- He arrived two days previously.
Biz önceden aperatifleri hazırladık.
- We prepared snacks beforehand.
Ben önceki gün bir kamera kaybettim.
- I had lost a camera in the previous day.
Boynun bir önceki yılda kalınlaştı mı?
- Has your neck thickened during the previous year?
... There were rumors even in the pre-new media world. ...
... We can't have pre-prepared answers. ...