Ben bir süre için onun bakımını üstlendim.
- I looked after him for a period of time.
Dan çok kısa bir süre için Linda'yla flört etti.
- Dan dated Linda for a very short period of time.
Otobüsler 20 dakikalık aralıklarla çalışıyor.
- Buses are running at 20 minute intervals.
Ben arkadaşımın evinini aralıklarla ziyaret ederim.
- I visit my friend's house at intervals.
Annem pantolonumu yamamak zorunda kaldı.
- My mother had to patch my pants.
Ağaçlar otuz metre aralıkla ekilir.
- The trees are planted at intervals of thirty meters.
Otobüsler 20 dakikalık aralıklarla çalışıyor.
- Buses are running at 20 minute intervals.
The world economy had a rough patch in the 1930s.
... over a long period of time; a lot the result of decisions made in Washington for to--to ...
... billion, seven billion plus in not very long period of time. ...