a married woman, a low mean woman

listen to the pronunciation of a married woman, a low mean woman
Englisch - Türkisch

Definition von a married woman, a low mean woman im Englisch Türkisch wörterbuch

wife
hanım
wife
{i} karı

Onun karısı neye benziyor? - What is his wife like?

Karısıyla İnternet üzerinden tanıştı. - He met his wife online.

wife
{i} eş

She's my wife - O benim eşim.

Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır. - My wife Lidia is a beautiful, clever woman.

İyi bir kız çocuğu, iyi bir eş yapacaktır. - A good daughter will make a good wife.

wife
{i} zevce

Orbay Hatun Samsun sâhiline çıktı ve oradan Amasya'ya varıp Toruntay'ın zevcesi Gürcü hatunda misafir kaldı - Orbay Hatun landed to shore of Samsun and from there she was guest of Toruntay's wife Gürcü Hatun in Amasya.

wife
{i} (çoğ. wives) karı

She's my wife. O benim karım.

wife
kadın

İş yerindeki adamların karının seni başka bir kadın için terk ettiğini duyuncaya kadar bekle. - Wait till the guys at work hear that your wife left you for another woman.

Şu kadın onun karısı olmalı. - That woman must be his wife.

Englisch - Englisch
{n} wife