a desirous, fond, aspiring, proud, vain

listen to the pronunciation of a desirous, fond, aspiring, proud, vain
Englisch - Türkisch

Definition von a desirous, fond, aspiring, proud, vain im Englisch Türkisch wörterbuch

ambitious
hırslı

Gençken hırslı olduğunu söylüyorlar. - They say that he was ambitious when young.

Tom hırslı ve iyimserdir. - Tom is ambitious and optimistic.

ambitious
(Ticaret) iddialı

Tom'un iddialı hedefleri var. - Tom has ambitious goals.

ambitious
{s} arzulu
ambitious
büyük

Babam hırslı bir adamdı ve büyük miktarda kahve içerdi. - My father was an ambitious man and would drink massive amounts of coffee.

ambitious
çok istekli
ambitious
tutkun
ambitious
azimli
ambitious
Zahmetli, çaba gerektiren

The government's ambitious plans for social reform.

ambitious
{s} başarma isteği olan
ambitious
{s} tutkulu

Tom oldukça tutkulu, değil mi? - Tom is fairly ambitious, isn't he?

ambitious
{s} bir şeyi başarma/elde etme tutkusuyla yanıp tutuşan veya dolu
ambitious
{s} hevesli
ambitious
{s} istekli
ambitious
{s} ihtiraslı
Englisch - Englisch
{a} ambitious
a desirous, fond, aspiring, proud, vain
Favoriten