şeytanlık

listen to the pronunciation of şeytanlık
Türkisch - Englisch
mischief
devilment, mischief, trick, cunning
craftiness
slyness
wiliness
diabolism
fiendishness
cunning
devilment, mischief
prank
devilry
devilry; act of devilry
devilment
arts
art
evilness
trick
deviltry
impishness
devilishness
subtlety
şeytan
demon

I don't believe in demons. - Şeytanlara inanmıyorum.

In the home of demons, Ravana is God. - Şeytanların evinde Ravana, Tanrı'dır.

Şeytan
{i} Satan

Bush is not Satan's best friend. He doesn't even know who Satan is. - Bush, Şeytan'ın en iyi arkadaşı değildir. Hatta Şeytan'ın kim olduğunu bilmez.

The prince of darkness means Satan. - Karanlığın prensi Şeytan anlamına gelir.

şeytan
{i} devil

Speak of the next year, and the devil will laugh. - Gelecek yıldan bahsedersen şeytan güler.

A person will have the face of an angel when borrowing something, but the face of the devil when returning it. - Bir kişi bir şeyi ödünç alırken bir melek yüzüne sahip olur fakat onu geri getirirken şeytan yüzüne sahip olur.

şeytanlık etmek
to do something devilish; to be up to some mischief
şeytanlık yapmak
be up to some mischief
şeytan
Lucifer
şeytan
{i} fiend
şeytan
Satan, the Devil; demon, devil; crafty, cunning, sly
şeytan
bogey
şeytan
bogy
şeytan
bogie
şeytan
the devil

Speak of the next year, and the devil will laugh. - Gelecek yıldan bahsedersen şeytan güler.

Speak of the devil, here comes Kathy. - Şeytanı an, Kathy'i gör.

şeytan
mephistopheles
şeytan
evildoer
şeytan
father of lies
şeytan
imp

Impulsiveness is the devil. - Düşünmeden hareket etmek şeytandır.

şeytan
sly
şeytan
dickens
şeytan
hellhound
Şeytan
(Teoloji, Tanrıbilim) shaitan
şeytan
the fiend
şeytan
deil
şeytan
wily
şeytan
crafty
şeytan
Prince of Darkness
şeytan
daemon [Brit.]
şeytan
cloven hoof
şeytan
{s} cunning

That man is one cunning devil! - O adam kurnaz bir şeytan!

şeytan
artful
şeytan
cacodemoncacodaemon
şeytan
old scratch
şeytan
tempter
şeytan
the Enemy
şeytan
the old dragon
şeytan
adversary
şeytan
the Tempter
şeytan
crafty and malevolent (person)
şeytan
{i} deuce
şeytan
archenemy
şeytan
beelzebub
şeytan
arch-fiend
şeytan
{i} Belial
şeytan
archfiend
şeytan
Satan, the Devil, Sheitan, Shaitan
şeytan
knowing
şeytan
{i} daemon
şeytan
cloven foot
şeytan
devil, fiend, demon
şeytan
the evil one
şeytan
clever and mischievous (child)
şeytan
succubus

I thought that my girlfriend was normal, but she turned out to be a succubus! - Kız arkadaşımın normal olduğunu düşündüm ama onun bir şeytan olduğu ortaya çıktı.

şeytan
bogle
şeytan
arch fiend
Türkisch - Türkisch
Şeytan olma durumu
Hile, kurnazlık
şeytanlık etmek
Şeytanca bir davranışta bulunmak, kurnazlık etmek
ŞEYTAN
(Osmanlı Dönemi) İblis. (Cenab-ı Hakk'ın emrine isyan ettiğinden rahmetinden kovulmuş, şerleri ve muzır şeyleri temsil eder ve ateşten yaratılmıştır. Bütün melekler Cenab-ı Hakk'ın emriyle Hazret-i Âdem'e secde ettiği halde Şeytan: "O, topraktan yaratılmıştır, ben ateşten yaratıldım. Ben ondan daha kıymetli ve yükseğim" diye kibirlenerek, Cenab-ı Hakk'ın emrine karşı gelmiş ve Hazret-i Âdem'e secde etmediğinden, Allah'ın rahmetinden kovulmuştur.(Melâikelere şeytanlar musallat olmadıkları için, terakkiyatları yoktur. Makaml
Şeytan
(Osmanlı Dönemi) FETTAN
Şeytan
iblis
Şeytan
(Osmanlı Dönemi) TAGUT
şeytan
Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse)
şeytan
Çok kurnaz, uyanık (kimse)
şeytan
Ayvalık yakınlarında bir ada
şeytan
Din kitaplarına göre isyancı meleklerin, kötü ruhların başı olarak nitelenen varlık
şeytan
Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten melek
şeytan
Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi
şeytan
hannas
şeytan
yek
şeytan
(Osmanlı Dönemi) LEYTAN
şeytan
(Osmanlı Dönemi) İblis
şeytan
Kötü düşünce, kötü niyet
şeytanlık
Favoriten