şeytan

listen to the pronunciation of şeytan
Türkisch - Englisch
demon

The demon grabbed my sister and, with howling laughter, cast her into a bottomless pit. - Şeytan kız kardeşimi yakaladı ve, muazzam bir kahkahayla, onu dipsiz bir çukura fırlattı.

The most dangerous demon is money. - En tehlikeli şeytan paradır.

devil

Speak of the next year, and the devil will laugh. - Gelecek yıldan bahsedersen şeytan güler.

A person will have the face of an angel when borrowing something, but the face of the devil when returning it. - Bir kişi bir şeyi ödünç alırken bir melek yüzüne sahip olur fakat onu geri getirirken şeytan yüzüne sahip olur.

{i} Satan

The prince of darkness means Satan. - Karanlığın prensi Şeytan anlamına gelir.

Bush is not Satan's best friend. He doesn't even know who Satan is. - Bush, Şeytan'ın en iyi arkadaşı değildir. Hatta Şeytan'ın kim olduğunu bilmez.

Lucifer
Satan, the Devil; demon, devil; crafty, cunning, sly
Dickens
cloven foot
the Tempter
crafty and malevolent (person)
clever and mischievous (child)
the Enemy
crafty
artful
daemon [Brit.]
deuce
wily
the old dragon
sly
Prince of Darkness
cunning

That man is one cunning devil! - O adam kurnaz bir şeytan!

cloven hoof
archenemy
arch-fiend
Satan, the Devil, Sheitan, Shaitan
fiend
devil, fiend, demon
the evil one
mephistopheles
bogie
the devil

A person will have the face of an angel when borrowing something, but the face of the devil when returning it. - Bir kişi bir şeyi ödünç alırken bir melek yüzüne sahip olur fakat onu geri getirirken şeytan yüzüne sahip olur.

Speak of the next year, and the devil will laugh. - Gelecek yıldan bahsedersen şeytan güler.

evildoer
bogy
bogey
father of lies
imp

Impulsiveness is the devil. - Düşünmeden hareket etmek şeytandır.

hellhound
(Teoloji, Tanrıbilim) shaitan
deil
the fiend
knowing
{i} Belial
adversary
beelzebub
arch fiend
old scratch
tempter
cacodemoncacodaemon
bogle
archfiend
{i} daemon
succubus

I thought that my girlfriend was normal, but she turned out to be a succubus! - Kız arkadaşımın normal olduğunu düşündüm ama onun bir şeytan olduğu ortaya çıktı.

şeytan gibi göstermek
demonize
şeytan tüyü
a certain something about someone that makes him/her irresistibly attractive
şeytan sofrası
table of the devil
şeytan tüyü
Devil's luck
şeytan tüyü
Charm, allure, attractiveness, allurement
Şeytan kulağına
Touch wood!
Şeytan kulağına kurşun!
Touch wood!
şeytan aldatmak
to have nocturnal emissions
şeytan aldatmak
1. to yield to the devil in one, let the devil get the better of one, yield to temptation. 2. to have a wet dream
şeytan aldatması
wet dream
şeytan azapta gerek
(Konuşma Dili) It serves him right./His chickens have come home to roost
şeytan bacaklı
(Konuşma Dili) short-legged
şeytan büyüsü
black magic
şeytan diyor ki
The devil in me tells me to (do something I know I shouldn't do)
şeytan diyor ki
I have a good/half a mind to
şeytan dürtmek
for the devil suddenly to catch one unawares and make one do something one shouldn't
şeytan feneri
Chinese lantern
şeytan feneri Chinese lantern, Japanese lantern
(a paper lantern)
şeytan gibi
impish
şeytan gibi
as cunning as a fox
şeytan gibi
devilish
şeytan gibi
very clever
şeytan gibi
slick
şeytan gibi
arch
şeytan gibi
diabolic
şeytan gibi
diabolical
şeytan gibi olma
archness
şeytan gibi tip
devil
şeytan gibi very clever
(person)
şeytan görsün yüzünü
(Konuşma Dili) He can go to the devil for all I care; I don't want to see him
şeytan herif
a sly dog
şeytan kulağına kurşun! Knock
on wood! (said when speaking of something that's going well)
şeytan kuşu
horseshoe bat
şeytan kösteği
a hobble
şeytan tasviri
diablerie
şeytan taşlamak
to stone the Devil (done at Mecca by pilgrims as a part of the hajj)
şeytan tüyü olmak
to have an attractive personality
şeytan tırnağı
hangnail
şeytan uçurtması
a small paper kite
şeytan ve cinlerin varlığını araştıran bilim
demonology
şeytan çarmığı
jacob's ladder
şeytan çekici
little devil, clever, agile, and mischievous child
şeytan şeytan devilishly;
very mischievously
aksi şeytan!
bloody hell!
aksi şeytan!
damn!
Acele işe şeytan karışır
(Atasözü) More haste more wasteHaste makes waste More haste less speed
acele işe şeytan karışır
great haste makes waste
acele işe şeytan karışır
more haste less speed
acele işe şeytan karışır
haste makes waste
acele işe şeytan karışır
(Atasözü) Haste makes waste
acele işe şeytan karışır
great haste makes great waste
aksi şeytan!
damn!, shit!, hell!, bloody hell!
aksi şeytan!
(Konuşma Dili) Damn!
dişi şeytan
she devil
insan kılığındaki şeytan
a devil incarnate
kör şeytan
the Devil
kör şeytan
evil destiny
kör şeytan
what the dickens
kör şeytan/talih
bad luck
küçük şeytan
imp
melek ve şeytan
angel and archfiend
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) İblis. (Cenab-ı Hakk'ın emrine isyan ettiğinden rahmetinden kovulmuş, şerleri ve muzır şeyleri temsil eder ve ateşten yaratılmıştır. Bütün melekler Cenab-ı Hakk'ın emriyle Hazret-i Âdem'e secde ettiği halde Şeytan: "O, topraktan yaratılmıştır, ben ateşten yaratıldım. Ben ondan daha kıymetli ve yükseğim" diye kibirlenerek, Cenab-ı Hakk'ın emrine karşı gelmiş ve Hazret-i Âdem'e secde etmediğinden, Allah'ın rahmetinden kovulmuştur.(Melâikelere şeytanlar musallat olmadıkları için, terakkiyatları yoktur. Makaml
Kötü düşünce, kötü niyet
Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi
Kötü düşünceli, kötü niyetli kimse. Çok kurnaz, uyanık (kimse)
Çok kurnaz, uyanık (kimse)
Ayvalık yakınlarında bir ada
Din kitaplarına göre isyancı meleklerin, kötü ruhların başı olarak nitelenen varlık
Hz. Âdem'e secde etmediği için cennetten kovulan, insanları Allah'ın emirlerine karşı kışkırtan, kötülüğe yönelten melek
(Osmanlı Dönemi) FETTAN
(Osmanlı Dönemi) TAGUT
iblis
yek
(Osmanlı Dönemi) İblis
(Osmanlı Dönemi) LEYTAN
hannas
şeytan tüyü
Alım, çekicilik, cazibe
şeytan bezi
Erkek elbisesi yapımında kullanılan kadife dokunuşlu bir tür pamuk kumaş
şeytan elması
Tatula
şeytan kuşu
Kurbağa ile beslenen, kuyruksuz bir cins büyük yarasa (Rhinolophus ferrum equinum)
şeytan otu
Maydanozgiller familyasından nemli yerlerde yetişen mavi çiçekli çok yıllık bir bitki (Seabiosa ukranica)
şeytan sofrası
Ayvalık ilçesindeki ünlü turistik tepe
şeytan taşlama
Hac görevini yerine getiren Müslümanların, Mina adlı yerde kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü günü şeytana yedişer taş atmalarına verilen ad
şeytan tırnağı
Çan çiçekgilerden, birçoğu dağlarda yetişen bir çeşit bitki (Phyteuma)
şeytan tırnağı
Tırnağın yanında oluşan, rahatsız edici, sertleşip kalkmış üst deri
şeytan uçurtması
Kâğıttan, bükülerek yapılmış bir çeşit üçgen biçiminde küçük uçurtma
şeytan çekici
Hareketli ve becerikli çocuk
şeytan örümceği
Ördüğü ağı rüzgâra salarak onunla birlikte uzaklara giden bir cins örümcek
şeytan örümceği
Öğle sıcağında havada örümcek ağı gibi tel tel görünen güneş ışığı
şeytan şalgamı
Kabakgillerden, iri ve etli, nişastadan oluşan,kök sapından müshil olarak yararlanılan, tırmanıcı bir süs bitkisi (Bryonia diocia)
acele işe şeytan karışır
(deyim) Düşünüp taşınmadan, çabuk davranılarak yapılan işten iyi sonuç beklenmemelidir; o iş ya yanlış ya da bozuk olur
hizbü'ş·şeytan
(Osmanlı Dönemi) şeytanın taraftarları
hüccetü'l Kur'ân ale'ş·şeytan
(Osmanlı Dönemi) şeytana karşı Kur'ân'ın delili
kör şeytan
Kötü kader
şeytanlar
(Osmanlı Dönemi) şeyâtin
şeytanlar
(Osmanlı Dönemi) EGVAL
şeytanlar
(Osmanlı Dönemi) şeytain
şeytan
Favoriten