We had good time, learning English.
- İngilizce öğrenerek iyi zaman geçirdik.
We're having a lot of fun learning French.
- Biz Fransızca öğrenerek çok eğleniyoruz.
Learning to ride a unicycle sounds exciting.
Learning a foreign language is difficult.
- Yabancı dil öğrenmek zordur.
One of my dreams is to learn Icelandic.
- Hayallerimden biri İzlandaca öğrenmek.
I am learning a little English.
- Ben biraz İngilizce öğreniyorum.
Learning a foreign language is difficult.
- Yabancı dil öğrenmek zordur.
To win his audience, the speaker resorted to using rhetorical techniques he learned from his communication courses.
- Seyircisini kazanmak için konuşmacı, iletişim kurslarından öğrendiği retorik teknikleri kullanarak başvurdu.
Finally we have learned the truth.
- Sonunda,gerçeği öğrendik.
I've learnt nothing from the teacher.
- Öğretmenden hiçbir şey öğrenmedim.
Tom learnt from Mr Ogawa that many people have scorn for the nouveau riche.
- Tom birçok insanın sonradan görme insanları küçümsediğini Bay Ogawa'dan öğrendi.