Tom has more than three hundred employees.
- Tom'un üç yüzden daha fazla çalışanı var.
I require absolute loyalty of my employees.
- Tüm çalışanlarımdan mutlak sadakat istiyorum.
I'm just a plain office worker.
- Ben sadece düz bir ofis çalışanıyım.
Health workers aid people in need.
- Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.
The girl running over there is my sister.
- Orada çalışan kız kız kardeşimdir.
The number of cars running in the city has increased.
- Şehirde çalışan arabaların sayısı arttı.
Working men drank hard apple cider.
- Çalışan erkekler sert elma şırası içtiler.
Tom currently has ten people working for him.
- Tom şu anda onun için çalışan on kişiye sahip.