değilim

listen to the pronunciation of değilim
Türkçe - İngilizce
I'm not

I'm not a fan of Kim Kardashian. - Kim Kardashian'ın bir hayranı değilim.

I didn't take that bus, so I'm not at home right now. - Otobüse binmedim,bu yüzden şimdi evde değilim.

değil
not

Hope is not a strategy. - Ummak bir strateji değildir.

I know one of them but not the other. - Birini tanıyorum da ötekini değil.

değil
no
değil
ain't

The trouble with the world isn't that people know too little, but they know so many things that ain't so. - Dünya ile ilgili sorun insanların çok az bilmesi değil fakat öyle olmayan çok şey bilmeleridir.

If it ain't broke, don't fix it. - Bozuk değilse tamir etme.

değil
un-
değil
aint
değil
isn
değil
not in
değil
nto
adam değilim
I'll be damned if (I will/do)
adam değilim!
(Konuşma Dili) I'll be damned
bilmez değilim
i am not unaware that
değil
am not

I am nothing but a poor peasant. - Fakir bir köylüden başka bir şey değilim.

I am not tired. Neither am I. - Yorgun değilim. Ben de.

değil
a let alone: Süt değil a, su bile yok. - There is no water, let alone milk
değil
No, ...: "Ev güzel miydi?" "Değil." "Was the house beautiful?" "No, it wasn't." "Burada mı?" "Değil." "Is he here?" "No, he isn't."
değil
not a

John is not as old as Bill; he is much younger. - John Bill kadar yaşlı değil; çok daha genç.

Life is not an exact science, it is an art. - Hayat kesin bir bilim değildir, bir sanattır.

değil
un
değil
(initially or in anticipation of a verb) not only, let alone: Değil laleler, leylaklar bile açtı. Not only the tulips but even the lilacs have bloomed
değil
not: Mutlu değil. She is not happy
emin değilim
I'm not sure

I know you think you understood what you thought I said, but I'm not sure you realized that what you heard is not what I meant. - Ne söylediğimi sandığını anladığını düşündüğünü biliyorum fakat duyduğunun benim demek istediğimin olmadığını anladığından emin değilim.

I'm not sure if George will take to this idea. - George'un bu fikirden hoşlanıp hoşlanmayacağından emin değilim.

henüz sipariş vermek için hazır değilim
I'm not ready to order yet
seninle aynı fikirde değilim
(Argo) pig's arse!
Türkçe - Türkçe

değilim teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

değil
Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra
değilim