düşür

listen to the pronunciation of düşür
Türkçe - İngilizce
(Bilgisayar) drop

Galileo dropped two iron balls from the top of the tower. - Galileo kulenin tepesinden iki demir top düşürdü.

It would break if you dropped it. - Eğer düşürürsen kırarsın.

sent down
brought down

The demand was brought down by increases in imports. - İthalattaki artışla talep aşağı düşürüldü.

The good harvest brought down the price of rice. - İyi hasat pirinç fiyatını düşürdü.

send down
let fall
{f} lower

Tom seems to be unwilling to lower the price. - Tom fiyatı düşürmek için isteksiz görünüyor.

Our negotiations to lower export taxes suffered a big setback. - İhracaat vergilerini düşürme müzakerelerimiz büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı..

bring down

We must try to bring down costs. - Maliyetleri düşürmeye çalışmalıyız.

downgrade
plunk down
bring#down
abort
sentdown
plunkdown
broughtdown
unhorse
bringdown
senddown
düşür