cömertlik

listen to the pronunciation of cömertlik
Türkçe - İngilizce
generosity

Generosity is an important trait in today's selfish society. - Cömertlik bugünün bencil toplumunda önemli bir özelliktir.

Generosity is innate in some people. - Cömertlik bazı kişilerde doğuştandır.

generosity, liberality, munificence
liberality
generosity, liberality, munificence, bounty
handsomeness
openhandedness
largess
munificence

Unfortunately, munificence is not one of the salient features of my husband. - Ne yazık ki, cömertlik kocamın belirgin özelliklerinden biri değil.

bounty
largesse
beneficence
charitableness
generousness
unselfishness
profuseness
bounteousness
bountifulness
goodness
princely
bountry
cömert
generous

Thank you for the generous invitation but we don't want to wear out our welcome. - Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.

Poor as he is, he is generous. - O yoksul olduğu gibi cömerttir.

aşırı cömertlik
flush
cömert
unstinting
cömert
benevolent
cömert
beneficent
cömert
open
cömert
bounteous
cömert
open-handed
cömert
chivalrous
cömert
{s} flush

Tom is flush with money since he got paid today. - Tom bugün para ödendiğinden beri aşırı cömert.

cömert
big-hearted
cömert
unselfish
cömert
free
cömert
liberal

He is liberal with his money and buys a lot of presents. - O parası ile cömerttir ve bir sürü hediyeler alır.

cömert
handsome

He is paid a handsome monthly salary. - Ona cömert bir aylık maaş ödenir.

You will be rewarded handsomely. - Cömertçe ödüllendirileceksin.

cömert
great hearted
cömert
openhearted
cömert
openhanded
cömert
generous to
cömert
open hearted
iyi yüreklilik, eli açıklık, cömertlik
good courage, liberality, generosity
cömert
{s} bountiful
cömert
large handed
cömert
productive, fertile, fruitful, fecund
cömert
generous, liberal, munificent
cömert
freehearted
cömert
munificent
cömert
freehanded
cömert
big hearted
cömert
profuse
cömert
generous, free with sth, liberal, open-handed, charitable, munificent, bounteous; productive
cömert
ungrudging
cömert
open handed
cömert
greathearted
cömert
{s} unsparing
Türkçe - Türkçe
El açıklığı, verimlilik, semahat, mürüvvet
(Osmanlı Dönemi) ME'SERE
açık ellilik
(Osmanlı Dönemi) CEVDET
(Osmanlı Dönemi) DEYSAN
(Osmanlı Dönemi) sehâ
Cömert
âli cenab
cömert
selek
CÖMERT
(Osmanlı Dönemi) Eli açık, ikramcı, kerem sahibi
Cömert
(Osmanlı Dönemi) FETA
Cömert
alicenap
Cömert
açık elli
Cömert
(Osmanlı Dönemi) MEN'AB
cömert
Ahi, aka, dost
cömert
Verimli
cömert
Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih
cömert
Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih: "Elinden gelen her iyiliği yapar, cömerttir, ikramı çok sever."- P. Safa
cömert
Verimli: "Bu ülkede toprak bir masal sultanı kadar cömert."- C. Meriç
cömertlik