cömert

listen to the pronunciation of cömert
Türkçe - İngilizce
generous

He is generous with his money. - Para yönünden cömerttir.

Thank you for the generous invitation but we don't want to wear out our welcome. - Cömert davet için teşekkür ederiz fakat misafirliğin tadını kaçırmak istemiyoruz.

bounteous
unsparing
liberal

He is liberal with his money and buys a lot of presents. - O parası ile cömerttir ve bir sürü hediyeler alır.

large handed
bountiful
handsome

You will be rewarded handsomely. - Cömertçe ödüllendirileceksin.

He is paid a handsome monthly salary. - Ona cömert bir aylık maaş ödenir.

productive, fertile, fruitful, fecund
generous, liberal, munificent
open-handed
freehearted
munificent
freehanded
big-hearted
profuse
flush

Tom is flush with money since he got paid today. - Tom bugün para ödendiğinden beri aşırı cömert.

generous, free with sth, liberal, open-handed, charitable, munificent, bounteous; productive
ungrudging
unstinting
beneficent
open
benevolent
free
unselfish
openhanded
chivalrous
great hearted
openhearted
generous to
open hearted
greathearted
open handed
big hearted
cömert davranmak
to treat sb generously
çok cömert
very generous
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Eli açık, ikramcı, kerem sahibi
Verimli: "Bu ülkede toprak bir masal sultanı kadar cömert."- C. Meriç
Ahi, aka, dost
Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih: "Elinden gelen her iyiliği yapar, cömerttir, ikramı çok sever."- P. Safa
Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih
Verimli
âli cenab
selek
alicenap
(Osmanlı Dönemi) MEN'AB
(Osmanlı Dönemi) FETA
açık elli
cömert