basılmak

listen to the pronunciation of basılmak
Türkçe - İngilizce
to be stepped on
to be suppressed
impersonal passive to step on
print
be swooped down
swooped down
to be swooped down
printed
tobe raided down
pressed
bas
{i} bass

I play bass guitar in a guitar ensemble. - Bir gitar topluluğunda bass gitar çalarım.

Tom doesn't know how to play the bass guitar. - Tom nasıl bas gitar çalacağını bilmiyor.

bas
bass guitar

Are you happy with your new bass guitar? - Yeni bas gitarından memnun musun?

I play bass guitar in a guitar ensemble. - Bir gitar topluluğunda bass gitar çalarım.

bas
{f} press

Several politicians exerted strong pressure on the committee. - Birçok siyasetçi komite üzerine güçlü bir baskı uygulamıştır.

He pressed me to stay a little longer. - O biraz daha uzun kalmam için bana baskı yaptı.

bas
{f} print out
bas
{f} printing

Why did you put off the printing of my book? - Benim kitabımın baskısını niçin erteledin?

Mistakes in the printing should be pointed out at once. - Baskıdaki hatalara derhal dikkat çekilmelidir.

bas
bull fiddle
bas
{f} pressing

Time is pressing, and quick action is needed. - Zaman baskı yapıyor ve acil eylem gerekli.

The union is pressing for a ten-percent pay hike. - Sendika yüzde on oranında ücret zammı için baskı yapıyor.

bas
{f} pressed

He pressed the button and waited. - Butona bastı ve bekledi.

He pressed the brake pedal. - O, fren pedaline bastı.

bas
{f} published

We finally published the book. - Sonunda kitabı bastık.

I wish you would make a list of the newly published books. - Keşke yeni basılmış kitapların bir listesini yapsan.

bas
bass voice
bas
overwhelm
bas
basso

Are you still playing the bassoon? - Hâlâ bason çalıyor musun?

bas
{f} print

This book will be printed next year. - Bu kitap, gelecek yıl basılacak.

This machine can print sixty pages a minute. - Bu makine dakikada 60 sayfa basabilir.

bas
imprint
bas
{f} overwhelming
bas
nob

He walked on tiptoe so that nobody would hear him. - O, kimse onu duymasın diye parmak uçlarına basarak yürüdü.

bas
kephale
matbu' olmak, tab' olmak, basılmak
printed to be ', tab' to be, to be published
bas
incuse
bas
flush mechanism of a toilet
bas
bass; bass guitar, bass
bas
stet
basılma
printing, impression
İngilizce - İngilizce

basılmak teriminin İngilizce İngilizce sözlükte anlamı

BAS
extension for a BASIC language file (Computers)
BAs
plural of BA
bas
Officers and enlisted personnel with BAS authorized on tour orders will automatically be paid BAS for each day of active duty
bas
British Antarctic Survey (you should know this one!) BASMU - BAS Medical Unit BAT - British Antarctic Territory BC - Base Commander BGA - Base General Assistant BGS - British Geological Survey BI - Bird Island (station code) BSD - Biological Sciences Division
bas
Business Application Services A function of the CICSPlex System Management (SM) product which manages CICS resource definitions and the CICS installation process
bas
Block Acquisition Sequence
bas
Medieval category of soft instruments, used principally for indoor occasions, as distinct from haut, or loud, instruments
bas
Basic
bas
Beef Assurance Scheme
bas
battlefield automation systems
bas
Bureau of Apprenticeship Standards
bas
Basic Allowance for Subsistance
bas
Battalion Aid Station
bas
Basic source code file
bas
Server used to manage data transport in ATM mode for ADSL-based Internet access offerings Each BAS on the France Télécom network is connected to approximately 10 DSLAMs (q v ) and groups the traffic handled by those devices Consequently, the area covered by a BAS is referred to by France Télécom as a platform Two ATM circuits, one "incoming" and one "outgoing", are put in place between the client and the BAS to which he or she is connected
bas
Business Activity Statement
bas
Broadband Access Server A device that provides connectivity between customer-provisioned DSL services and Network Access Provididers; ie it is the interface between Network Access Providers and Network Service Providers
Türkçe - Türkçe
Uygunsuz durumda yakalanmak
Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak: "Basım evinde dizilip basılan dergi için sadece elli lira alır."- S. Birsel
Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak
bas
Sesi böyle olan sanatçı
bas
En kalın erkek sesi
bas
Basınçlı suyla tuvaletin yıkanmasını sağlayan aygıt
bas
En kalın sesli orkestra çalgısı
basılma
Basılmak işi
İngilizce - Türkçe

basılmak teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

BAS
(Askeri) iaşe bedeli, tayin bedeli; tabur yardım istasyonu (basic allowance for subsistence; battalion aid station)
basılmak