büküm

listen to the pronunciation of büküm
Türkçe - Türkçe
Bir kerede eğrilmiş iplik, yün miktarı
Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım: "Cebine koyarken kâğıt yere düştü, bükümü açıldı."- B. Felek
Bir şeyin bükülmüş yeri, kat, kıvrım
Bükme işi
Bir defada eğrilmiş ip miktarı
büküm