avantajlar

listen to the pronunciation of avantajlar
Türkçe - İngilizce
advantages

Advances in science and technology and other areas of society in the last 100 years have brought to the quality of life both advantages and disadvantages. - Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.

What are the advantages and drawbacks of this method? - Bu metodun avantajları ve dezavantajları nelerdir?

avantaj
advantage

Advances in science and technology and other areas of society in the last 100 years have brought to the quality of life both advantages and disadvantages. - Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.

What is the advantage to this technology? - Bu teknolojinin avantajı nedir?

avantaj
{i} advance

Advances in science and technology and other areas of society in the last 100 years have brought to the quality of life both advantages and disadvantages. - Son 100 yılın bilim ve teknoloji ve topluluğun diğer alanlarındaki gelişmeler hayat kalitesine hem avantajlar hem de dezavantajlar getirdi.

Writers such as novelists and poets don't seem to benefit much from the advance of science. - Romancılar ve şairler gibi yazarlar bilimin avantajından çok fazla yararlanıyor gibi görünmüyorlar.

avantaj
benefit

Writers such as novelists and poets don't seem to benefit much from the advance of science. - Romancılar ve şairler gibi yazarlar bilimin avantajından çok fazla yararlanıyor gibi görünmüyorlar.

The costs outweigh the benefits. - Maliyetler avantajlardan daha ağır basar.

avantaj
perk
avantaj
virtue
avantaj
(Ticaret) competitive edge
avantaj
head start

Tom gave me a head start. - Tom beni daha avantajlı başlattı.

avantaj
vantage
avantaj
account
avantaj
facility
avantaj
high ground
avantaj
{i} avail
avantaj
{i} odds

The odds are in his favor. - Avantajlar ondan yana.

I offered him odds of 3 to 1. - Ona üçe birlik avantaj önerdim.

avantaj
start

Tom gave me a head start. - Tom beni daha avantajlı başlattı.

avantaj
whip hand
avantaj
advantage, head start, perk
esnek avantajlar
(Ticaret) flexible benefits
Türkçe - Türkçe

avantajlar teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

avantaj
Üstünlük sağlayan şey
avantaj
Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan
avantaj
Yarar, kâr
avantajlar