auf die schnelle

listen to the pronunciation of auf die schnelle
Almanca - Türkçe
en hassas noktaya
Schnelle
s. Schnelligkeit
Schnelle
s. Stromschnelle
İngilizce - Türkçe

auf die schnelle teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

quickly
çabucak

Çabucak aşağıya gelip gelemiyeceğini içhaberleşmede ona sorduk. - We asked him on the interphone if he could come downstairs quickly.

Zaman çabucak geçiyor. - Time passes by quickly.

quickly
hızla

O, hızla yaşlanıyordu. - She was aging quickly.

Tartışma hızla kontrolden çıktı. - The argument quickly got out of control.

quickly
süratle
quickly
şipşak
quickly
çabuk

Ona mümkün olduğunca çabuk ihtiyacım var. - I need it as quickly as possible.

Bakım onu çabuk yaşlandırdı. - Care aged him quickly.

quickly
tez
quickly
acele

Biz hepimiz öleceğiz, bazılarımız çabucak, diğerleri acele etmeyecek. - We will all die, some quickly, others will take their time.

Her neyse, Ozawa aceleyle yağmurluğunu çıkardı ve hızlı bir şekilde çıplak kızın omuzlarına koydu. - At any rate, Ozawa hurriedly took off his raincoat and quickly put it on the naked girl's shoulders.

quickly
yel gibi
swiftly
hızlı şekilde
swiftly
yükseklik
quickly
şıp diye
quickly
hızlı şekilde

Çok hızlı şekilde hareket etmek zorundayız. - We have to move very quickly.

Biz onu oldukça hızlı şekilde onardık. - We fixed that pretty quickly.

swiftly
hızlıca
swiftly
çabucak
Almanca - İngilizce
swiftly
quickly
zwischen Tür und Angel (auf die Schnelle)
in passing
schnelle
fast