asocial

listen to the pronunciation of asocial
İngilizce - Türkçe
asosyal

Tom insanlardan nefret etmiyor, o sadece asosyal. - Tom doesn't hate people, he's just asocial.

antisocial
bencil
antisocial
topluma zararlı ya da düşman
antisocial
{s} antisosyal

Onun antisosyal davranışları, onu izole etti. - His antisocial behavior isolated him.

Antisosyal olabilirim fakat bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez. - I may be antisocial, but it doesn't mean I don't talk to people.

antisocial
{s} toplum düzenini reddeden
antisocial
{s} ruhb. antisosyal
antisocial
(Tıp) Topluma karşı
antisocial
toplumsal örgüt ve yararlara karşı
antisocial
{s} insanlardan kaçan
İngilizce - İngilizce
not sociable
antisocial
not social
given to avoiding association with others; "bears are asocial secretive animals"; "are you asocial or do you just enjoy living in the Antarctic?
{s} withdrawn, aloof, antisocial; inconsiderate, selfish
asocial