I ruined one of my best shirts when I spilled some battery acid on the sleeve.
- Koluna biraz batarya asidi döktüğümde en iyi gömleklerimden birini mahvettim.
Salicylates come from salicylic acid and its derivatives.
- Salisilat, salisilik asidi ve onun türevlerinden meydana gelir.
A compound that easily accepts an electron pair is an acid according to the definition of Lewis.
Unusual circumstances aside.
Move aside, please, so that these people can come through.
Onun itirazlarını bir tarafa bıraktılar.
- They set aside her objections.
Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.
- Tom laid the book aside and looked up.
O bir kenara biraz benzin koydu.
- He puts aside some gas.
Bu kadar önemli bir ayrıntıyı kenara koyma.
- Don't put aside such an important detail.
Onun geçmesi için kenara çekildim.
- I stepped aside for him to pass.
Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.
- Tom laid the book aside and looked up.
Bunu benim için bir yana koy.
- Lay this aside for me.
Şaka bir yana, işe yarayabilir.
- All kidding aside, it may work.
Bunu benim için bir yana koy.
- Lay this aside for me.
Şaka bir yana, işe yarayabilir.
- All kidding aside, it may work.