araya girme

listen to the pronunciation of araya girme
Türkçe - İngilizce
intervention
interposition
(Askeri) insert
(Bilgisayar,Jeoloji) intrusion
insertion
interference
araya girmek
{f} intervene
araya girmek
1. to work to reconcile two people. 2. (for something unexpected) to interfere suddenly with the work in hand
araya girmek
put in
araya girmek
come between
araya girmek
intercede
araya girmek
step in
araya girmek
chisel in
araya girmek
(Konuşma Dili) barge in
araya girmek
chime in
araya girmek
butt in

I don't want to butt in all the time when the two of them are fighting. - Onlardan ikisi dövüşürken her zaman araya girmek istemiyorum.

araya girmek
interrupt
araya girmek
cut in
araya girmek
embroil
araya girmek
go between
araya girmek
put in a word
araya girmek
{f} mediate
araya girmek
{f} punctuate
araya girmek
(deyim) fool around
araya girmek
{f} interpose
araya girmek
{f} interfere
araya girmek
to interfere, to intervene, to meddle, to step in, to interpose
araya girmek
break
araya girme