Kadını nerede gördün?
- Where did you see the woman?
Kadın bir portakal yiyor.
- The woman eats an orange.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
- My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Bu mektup yaşlı bayanadır.
- This letter is to the old woman.
Hiç hak etmediği, harika bir kadın olan karısından bıkmıştı.
- He was bored with his wife, an excellent woman he didn't deserve.
Sanırım, o kadın onun karısıdır.
- That woman is his wife, I think.
Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
- My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.
- The politician was caught on camera kissing a woman who is not his wife.
Kadın olmak zordur. Erkek gibi düşünmeyi, hanımefendi gibi davranmayı, genç kız gibi görünmeyi ve de eşek gibi çalışmayı gerektirir.
- It's hard to be a woman. One must think like a man, act like a lady, look like a girl, and work like a horse.
Ev kadınların dünyasıdır, dünya erkeklerin evidir.
- The home is the woman's world, the world is the man's home.
Kadınlar ondan hoşlanmadılar.
- Women didn't care for him.
Biz, erkekler kadınları beklemeye alışığız.
- We men are used to waiting for the women.
Tom bu evli kadınla birlikte olmayı sürdürdü.
- Tom continued his relationship with that married woman.
Kadınlar ondan hoşlanmadılar.
- Women didn't care for him.
Kadınlar gerçekten ellerinden geleni yaptılar.
- The women really gave it their utmost.
Amerika Birleşik Devletleri FIFA'nın Bayanlar Dünya Kupasını kazandı.
- The U.S. has won FIFA's Women's World Cup.
Çok güzel bayanlar var.
- There are very beautiful women.
It is agonizing for the united States to lose our young men and women.
- It is agonizing for America to lose our young men and women.
It is agonizing for America to lose our young men and women.
- It is agonizing for the united States to lose our young men and women.
... And I am a -- as a blond woman with tits and ass, very proud ...
... Ledbetter bill. And it's named after this amazing woman who had been doing the same ...