O, bir yabancıyla evli.
- Sie ist mit einem Ausländer verheiratet.
Lisa Lillien, Dan Schneider ile evli.
- Lisa Lillien ist mit Dan Schneider verheiratet.
Artık seninle evlenmek istemiyorum.
- Ich möchte nicht mehr mit dir verheiratet sein.
Felicja, Łazarz adında yakışıklı bir adamla evli.
- Felicja is married to a handsome man called Lazarz.
Larry Ewing evli ve iki çocuk babasıdır.
- Larry Ewing is married and the father of two children.
Size uzun ve mutlu bir evlilik hayatı diliyorum.
- I wish you a long and happy married life.
Tom ve Mary'nin on üç yıllık mutlu bir evlilikleri var.
- Tom and Mary have been happily married for thirteen years.
Misako, geçen Haziran bir Kanadalıyla evlendi.
- Misako married a Canadian last June.
O, Kanadalı bir kızla evlendi.
- He married a Canadian girl.
She is married to a foreigner.
- Sie ist mit einem Ausländer verheiratet.
He married his daughter to a rich man.
- Er verheiratete seine Tochter mit einem reichen Mann.