Denemek için bana uğra.
- Come on over to have a try.
Tom her zaman yeni bir şey denemek ister.
- Tom always wants to try something new.
Tom her zaman yeni bir şey denemek ister.
- Tom always wants to try something new.
Linux ücretsiz bir işletim sistemidir, denemelisiniz.
- Linux is a free operating system; you should try it.
Okulda daha fazla gayret etmek zorundayım.
- I have to try harder at school.
Bu makale büyük bir gelişme gösterir.
- This essay shows a great improvement.
Zamanlanmış makale yazımından nefret ederim.
- I hate timed essay writing.
Yazıyı bitirmek 2 saatimi aldı.
- It took me 2 hours to finish the essay.
Tom'un denemesinin birçok yazım hataları vardı.
- Tom's essay had many typos.
Döküm içindeki kolumla bunu yapmaya çalışmak gerçekten çok sinir bozucu.
- It's just so frustrating to try to do this with my arm in a cast.
Böyle bir şeyi yapmaya çalışmak zaman israfıdır.
- Trying to do such a thing is a waste of time.
Şifrenizi geri alma girişiminiz başarılı değildir. Lütfen tekrar deneyin.
- Your attempt to retrieve your password was not successful. Please try again.
Sonunda Tom'u odasını temizlemeye ikna etmek için uğraşmaktan vazgeçtim.
- I finally stopped trying to persuade Tom to clean his room.
Ona uğraşmak anlamsız.
- It's nonsense to try that.
Ayılmaya çalışmak için yürüyüşe gittim.
- I went for a walk to try to sober up.
Onu geri getirmeye çalışmak aptalca olur.
- To try to bring it back would be foolish.
Daha kibar olmayı denemelisin.
- You should try to be more polite.
Linux ücretsiz bir işletim sistemidir, denemelisiniz.
- Linux is a free operating system; you should try it.
Ben bir deneme üzerinde çalışmak zorunda kaldım.
- I had to work on an essay.
Benim yarına kadar yazacak birkaç denemem var.
- I have a few essays to write by tomorrow.
Bir kompozisyon yazabilir misin?.
Dersten sonra takılırsanız kompozisyonunuzda size yardımcı olabilirim.
- If you stick around after class, I can help you with your essay.
El yazısı kompozisyonlar kabul edilmeyecektir.
- Handwritten essays won't be accepted.
Başarısız olmanın nedeni yeterince sıkı çabalamamandır.
- The reason why you failed is you did not try hard enough.
Tom Mary'ye ayak uydurmaya çabalamaktan vazgeçmeye karar verdi.
- Tom decided to give up trying to keep up with Mary.
Today I scored my first try.
Try this—you’ll love it.
I gave sushi a try but I didn’t like it.
You are trying too hard.
I'll come to dinner soon. I'm trying to beat this level first.
euery feend his busie paines applide, / To melt the golden metall, ready to be tride.
... This is another solution we try to not use the big data, ...
... So we try to be on the right side of all those things. ...