Şükran gününde hindi yemek bir gelenektir.
- It's a custom to have turkey at Thanksgiving.
Onlar Şükran Gününde hindi yediler.
- They ate turkey on Thanksgiving Day.
Polonya'dan Türkiye'ye ithal edilen bir sürü ürün var.
- There are many products imported from Poland to Turkey.
Türkiye'den döndükten sonra Türkçem zayıfladı.
- After I returned from Turkey, my Turkish deteriorated.
Kamyonun bir debriyaj arızası vardı.
- The truck had a clutch failure.
O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı.
- He tried to kill himself but it ended in failure.
Onun projesi başarısızlıkla sona erdi.
- His project ended in failure.
Leyla kalp yetmezliği için kritik bir riskteydi.
- Layla was at a critical risk of heart failure.
Kalp yetmezliğinden aniden öldü.
- He died quite suddenly of heart failure.
Hatası için kötü şansını suçluyor.
- He blames his failure on bad luck.
Hata için o suçlanacak.
- He is to blame for the failure.
Tek bir hata, ve sen bir fiyaskosun.
- A single mistake, and you are a failure.
Tom bir baba olarak tam bir fiyasko.
- Tom is a complete failure as a father.
Batmanın eşiğindeyiz.
- We're on the border of failure.
Hatamdan dolayı annem hayal kırıklığına uğradı.
- My mother was disappointed by my failure.
Tom, yirmi Ekim'de 93 yaşında kalp yetmezliğinden öldü.
- Tom died of heart failure on October twentieth at the age of 93.
Tom'un konjestif kalp yetmezliği var.
- Tom has congestive heart failure.
Structural failure will occur in three minutes, 30 seconds.
... like this was a destined failure is another way ...
... Well, that's an example of a failure on the part of both DOD ...