Tom şehrin civarında çok kötü bir üne sahiptir.
- Tom has a very bad reputation around town.
O, o gün çok kötü hissetti.
- She felt very bad that day.
Berbat bir şeyin kokusunu alıyorum.
- I smell something awful.
Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.
- The sound of an awful scream made him shudder.
Çok kötü görünüyorsun. Ne oldu?
- You look awful. What happened?
Söylediğim şey hakkında çok çok kötü hissediyorum.
- I feel awful about what I said.
Niçin o kadar korkunçsun?
- Why are you so awful?
O, korkunç bir gündü.
- That was an awful day.
Tom çok yorgun görünüyordu.
- Tom seemed awfully tired.
Ben geç kaldığım için çok üzgünüm.
- I'm awfully sorry that I was late.
Onun konuşması müthiş sıkıcıydı.
- His speech got awfully boring.
Ne müthiş bir dünyada yaşıyoruz!
- What an awful world we live in!
My socks smell awful.
... That was a very bad idea. ...
... But I do believe that women in pop music have a very bad rap. ...