to a small extent or degree

listen to the pronunciation of to a small extent or degree
الإنجليزية - التركية

تعريف to a small extent or degree في الإنجليزية التركية القاموس.

a little
biraz

Ben biraz Japonca konuşuyorum. - I speak a little Japanese.

Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al. - Take things a little more seriously.

a little
azıcık

Tom azıcık erken geldi. - Tom was a little early.

Kanepede azıcık kestir. - Take a little nap on the couch.

a little
bir parça

Tom pastanın bir parçasını aldı. - Tom got a little pie.

Pastadan bir parça al. - Have a little of this cake.

slightly
çok az

Tom hakkında çok az endişeliyim. - I'm slightly worried about Tom.

Haklı olabilirsin, ama bizim çok az farklı bir görüşümüz var. - You may be right, but we have a slightly different opinion.

a little
biraz, birazcık, azıcık
slightly
azıcık
a little
bir miktar

Şişe içinde kalan sadece bir miktar süt vardı. - There was only a little milk left in the bottle.

a little
az
a little
çat pat
a little
bir dirhem
slightly
bir dereceye kadar
a little
bir balaca
a little
dıkkılı
slightly
biraz

Tom bir saatten biraz fazla bir süredir bekliyor. - Tom has been waiting for slightly over an hour.

Eşimin elleri tezgahtarınkinden biraz daha küçük. - My wife's hands are slightly smaller than the shop assistant's.

slightly
hafifçe

Kule sola doğru hafifçe eğildi. - The tower leaned slightly to the left.

Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu. - She stood silently, her head tilted slightly to one side.

a little
biraz: Give me a little time. Bana biraz zaman verin
slightly
Hafifçe, belli belirsiz, çok az, hafiften, kuvvetsizce
slightly
belli belirsiz
slightly
kuvvetsizce
الإنجليزية - الإنجليزية
slightly
a little

The door was opened a little.

to a small extent or degree

    الواصلة

    to a small ex·tent or de·gree

    التركية النطق

    tı ı smôl îkstent ır dîgri

    النطق

    /tə ə ˈsmôl əkˈstent ər dəˈgrē/ /tə ə ˈsmɔːl ɪkˈstɛnt ɜr dɪˈɡriː/
المفضلات