salmak

listen to the pronunciation of salmak
التركية - التركية
Sürmek: "Bunun içindir ki dal budak saldı, yemiş vermeğe başladı."- R. E. Ünaydın
Saldırmak
Koymak, katmak: "Halk ruhunun benliğinizde yeniden uyanıp hararetini gönlünüze saldığını duyarsınız."- R. H. Karay
Uğratmak
Göndermek, yollamak: "Bununla beraber peşine adam salmak gerekir."- A. Gündüz
Üzerine yürütmek
Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek
Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek: "Derhâl kapının zincirini salıvererek kanadı arkasına kadar açtı."- E. E. Talu
Vergi yüklemek. Üzerine yürütmek
Gemi demir üzerinde dört yana dönmek
Demir üzerinde dört yana dönmek
Yüklemek
Saldırmak: "Aç kurt, yılana da salar, taşa da! dedi."- M. Ş. Esendal
Göndermek, yollamak
Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek
Koymak, katmak
Sarkıtmak
Sürmek
التركية - الإنجليزية
release
unbind
to lower (something) into (a place)
let out
to add (something) to (a food)
(for a plant) to put out, put forth (shoots, roots)
let off
(for an animal) to attack (someone, something)
to turn (an animal) out to graze in (a place); to channel or direct (something) into (a place)
to send, dispatch
to let go, to set free, to loose, to release; to send; to emit; to add, to put
to let (someone, an animal) attack, turn (someone, an animal) loose on
to set (someone, something) free, let (someone, something) go, release
to require (someone) to pay or contribute (something) (as a head tax)
(for a ship) to move in various directions (while riding at anchor). Saldım çayıra, Allah/Mevla kayıra. (Konuşma Dili) I've turned the animals out to pasture (or I've let the children go out by themselves); God willing, they'll come back safe and sound
(köpek vs.) unleash
loose
emit
send
put
let go
set free
secrete
send forth
out let
kök salmak
root
boru salmak
tube
kök salmak
take root
haber salmak
send news to
haber salmak
send news
nam salmak
become well known in (a place)
nam salmak
Bbecome well known in (a place)
nam salmak
Become famous or notorious for
dal budak salmak
to shoot out branches, to ramify
dal budak salmak
ramify
dal budak salmak
branch
haber salmak
to send news (to)
haber salmak/yollamak
colloq . to send a message or news to
keçeyi suya salmak
slang to forget about morality, behave indecently
koku salmak
give off odour
koku salmak
give off smell
koku salmak
emit odour
korku salmak
spread terror
korku salmak
to spread terror
kök salmak
plant
kök salmak
strike
kök salmak
to take root, to strike root, to root
kılavuz salmak
to hob
merak salmak
be into
nam salmak
1. to become famous or notorious for. 2. to become well known in (a place)
çayıra salmak
grass
çayıra salmak
put out to grass
ün almak/kazanmak/salmak/yapmak
to become famous
üstüne salmak
to set sb/sth on sb
üzerine salmak
set
salmak
المفضلات