angerufen

listen to the pronunciation of angerufen
ألمانية - التركية
adlı
الإنجليزية - التركية

تعريف angerufen في الإنجليزية التركية القاموس.

called
{f} adlandır: adj.adlandırılan
called
çağırılmak

Hiç kimse aptal diye çağırılmaktan hoşlanmaz. - No one likes to be called stupid.

phoned
telefon et

Londra'ya gittiğinden beri telefon etmedi. - She hasn't phoned since she went to London.

Dün bir yabancı bana telefon etti. - A stranger phoned me yesterday.

called
adı verilmek
called
isimlendirilen
called
adlandırılan

Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir. - You shouldn't sleep with a coal stove on because it releases a very toxic gas called carbon monoxide. Sleeping with a coal stove running may result in death.

called
adlandırılmış

Dört Galile uyduları Io, Europa, Ganymede ve Callisto olarak adlandırılmıştır. - The four Galilean moons are called: Io, Europa, Ganymede and Callisto.

called
anılmak
called
namında
called
adındaki

Sami, Leyla adındaki bir esmere aşık oldu. - Sami fell in love with a brunette called Layla.

Tom, Mary'ye Jackson adındaki bir psikoloğu ziyaret etmesini söyledi. - Tom told Mary to visit a psychologist called Dr. Jackson.

called
adlanan
called
denilen

Hiroshima'da Kuchiwa denilen bir yer var. - There's a place called Kuchiwa in Hiroshima.

Görme engelli insanlar Braille denilen kabartılmış noktalardan oluşan bir sistem kullanarak, dokunarak okurlar. - Blind people read by touching, using a system of raised dots called Braille.

called
{f} çağır

Başkan, askeri güçleri çağırdı. - The President called out the troops.

Bir taksi çağırdım çünkü yağmur yağıyordu. - I called a cab, because it was raining.

called
adlandır

O kendini Japonya'nın bir Edison'ı olarak adlandırdı. - He called himself an Edison of Japan.

Genç bir köpek enik olarak adlandırılır. - A young dog is called a puppy.

phoned
aradı

Ted beni aradığında, ev ödevimi henüz bitirmiştim. - I had just finished my homework when Ted phoned me.

Aradığı o kişi kimdi? - Who was it that he phoned?

called
adlı

Bayan Stevens, Bay Dell adlı biri ofisinizde sizi bekliyor. - Someone called Mr Dell is waiting for you in your office, Mrs Stevens.

Dr. Sagan miyelodisplazi adlı ender bir kemik iliği hastalığından muzdaripti. - Dr. Sagan suffered from a rare bone marrow disease called myelodysplasia.

called
{f} çağır: adj.isimlendir