şimdiye kadar

listen to the pronunciation of şimdiye kadar
التركية - الإنجليزية
so far, until now, up to now
as yet

I have not heard a word from him as yet. - Şimdiye kadar ondan bir kelime duymadım.

As yet, I have not completed the sweater. - Şimdiye kadar hiçbir kazağı bitirmedim.

so far

We haven't been able to handle this so far. - Biz şimdiye kadar bunun üstesinden gelemedik.

He has built two houses so far. - O, şimdiye kadar iki ev inşa etti.

ever

The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath. - Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı.

I doubt that Tom would ever consider selling his antique car. - Tom'un şimdiye kadar antika arabasını satmayı düşündüğünden şüpheliyim.

yet

The colony has not declared independence as yet. - Sömürge şimdiye kadar bağımsızlık ilan etmedi.

I have not heard a word from him as yet. - Şimdiye kadar ondan bir kelime duymadım.

up to this point in time
up to this time
by this time

They ought to have arrived there by this time. - Şimdiye kadar oraya varmalıydılar.

up to this point
until now

I didn't see you until now. - Şimdiye kadar seni görmedim.

A lot of people who have up until now been spending money having a good time now need to be more careful with their money. - Şimdiye kadar eğlenerek para harcayan çok sayıda insan şimdi paralarına daha dikkat etmeliler.

to date
hitherto
heretofore
uptill now
up till now

Up till now the United States has called itself the world's police and continues suppression relying on military force. - Şimdiye kadar Amerika Birleşik Devletleri kendini dünyanın polisi olarak adlandırdı ve askeri güce dayanarak baskıya devam etmektedir.

şimdiye kadar her şey iyi
so far so good
şimdiye kadar
المفضلات