angefangen

listen to the pronunciation of angefangen
İngilizce - Türkçe

angefangen teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

introduced
tanıtılan
introduced
tanıtılmış
introduced
başlattı

Transistör'ün icadı yeni bir çağ başlattı. - The invention of the transistor introduced a new era.

introduced
(Tıp) introduit
introduced
{f} tanıt

Kahve, Avrupa'ya Arabistan'dan tanıtıldı. - Coffee was introduced into Europe from Arabia.

Tom Mary'yi John'a tanıttı. - Tom introduced Mary to John.

begun
başlamış

Birisi kapıyı çaldığında, o tam kitabı okumaya başlamıştı. - She'd just begun to read the book when someone knocked on the door.

O, anılarımda kaybolmaya başlamıştı. - She had begun to recede in my memory.

begun
başla

Yolculuk henüz başladı. - The journey has just begun.

Salona gittiğimizde, konser çoktan başlamıştı. - When we went to the hall, the concert had already begun.

started
başlat(mak)
started off
başladı
begun
f., bak. begin
started
başlat

Tom uzun süre kalamaz bu yüzden toplantıyı başlatalım. - Tom can't stay for long so let's get the meeting started.

Haydi partiyi başlatalım. - Let's get the party started.